Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/432 E. 2015/6736 K. 12.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/432
KARAR NO : 2015/6736
KARAR TARİHİ : 12.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2011/247-2013/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan aldığı çek karnesini, ortağı olduğu dava dışı şirketin kasasına koyduğunu, şirketin diğer ortağının sahte imzalarla çekleri piyasaya sürdüğünü, çekler ödenmek üzere bankaya ibraz edildiğinde müvekkilinin imza sirkülerinin davalı bankada bulunmasına rağmen davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek çekteki imzaları karşılaştırmadığını, çok sayıda ve yüksek miktarda çekler ibraz edilmesine rağmen bankanın müvekkiline haber vermediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 8000 TL’nin davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının basiretsiz davranışları nedeniyle çeklerin üçüncü kişilerin eline geçtiğini, davacının bankaya ödemeden men talimatı vermediğini, hesaplarını düzenli kontrol etmediğini, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının, davalı banka tarafından kendisine teslim edilen çek karnesini saklama ve yetkisiz kişilere teslim etmeme yükümlülüğüne riayet etmeyerek çekleri kaybetmesi ve çeklerin kaybolduğunu davalı bankaya bildirmemesi sebebiyle, davacının yasanın öngördüğü sorumluluğu yerine getirmediği, davacının tam kusurlu olması sebebiyle TTK’nın 812. maddesi uyarınca davalı bankanın zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK’nın 724. maddesinde gösterilen sahte çekin muhatabı tarafından ödenmesi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin olup, bu madde gereğince muhatap banka kusurlu olsun olmasın sahte çeki ödemekten dolayı sorumlu sayılmıştır. Bu sorumluluk, kusursuz sorumluluktur. Dairemizin yerleşik kararları gereğince, çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşması yapan bir bankanın, gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde keşideciden tahkik edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım gelir. Somut olayda, dosya ekinde bulunan sahte çekteki bazı imzalar ile keşideci imzasının hiç benzemediği sabit olup, davalı banka kendisinde mevcut bulunan keşideci imzası ile çeklerdeki imzaları neden karşılaştırmadığı hususunda da bir beyanda bulunmamaktadır. Ancak, davacı tarafta çek
defterini iyi saklamaması halinde doğan zarardan müterafik kusurludur. Bu durumda, mahkemece öncelikle davalının kusursuz sorumlu olduğu kabul edilerek, bunun yanında davacıya da atfı kabul bir kusurunun bulunduğu dikkate alınarak gerektiğinde bu konuda bankacı bilirkişiden bir rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.