Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2014/30181 E. 2015/23708 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/30181
KARAR NO : 2015/23708
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

Tebliğname No : 8 – 2013/360158
MAHKEMESİ : Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2011/194 (E) ve 2013/198 (K).
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanık M.. T.. hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, suça konu tabancayı satın aldığını beyan eden sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yerine anılan yasanın 13/3. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar müdafiilerinin, suçların sabit olmadığına ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin (ONANMASINA), 02.11.2015 gününde sanıklar R.. B.. ve Ş.. A.. hakkında oyçokluğuyla, diğer sanıklar hakkında oybirliğiyle karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanıklardan Ş.. A.. hakkında 6136 sayılı Yasanın 12/1-4, sanık

R.. B.. hakkında 6136 sayılı Yasanın 12/2-4. maddesinden kurulan hükümlerin, sanıklar savunmanları tarafından temyizi üzerine, yerel mahkemenin kararının bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
1) Dosya kapsamı, toplanan deliller ve tüm sanıkların anlatımlarına göre, sanık Ş.. A..’ın, İdris Adanur isimli kişinin kaleşnikof marka tüfek talebi üzerine açık kimliği tespit edilemeyen X kişisi ile İdris’i bir araya getirdiği ve bu şekilde alıcı olan İdris’e kaleşnikof marka tüfeğin alımı konusunda aracılık yaptığı; yine iddianame ile dava açılmadan önce sanık Ş.. A..’ın kişisel ihtiyacı nedeniyle kendisine ait olan 250 adet mermiyi Habip isimli kişiye sattığı anlaşılmaktadır. Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin 30.04.2012 tarih ve 2010/5444 E, 2012/14619 K. sayılı ilamında da belirtildiği şekilde süreklilik gösteren kararlarında açıklandığı üzere, 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasında “satmaya aracılık etme” suçu düzenlenmiş olup, yasada “alıcıya aracılık edenler” diye bir suç tipine yer verilmediğinden, oluşa ve dosya kapsamına göre silah almak isteyen İ. A.’un yardım talebi üzerine alıcı ve satıcıyı buluşturan sanık Ş.. A..’ın eylemi 6136 sayılı Yasanın 13/2. madde ve fıkrasında yazılı suça 5237 sayılı TCK.nun 39/2. maddesinde belirtilen biçimde yardım etme niteliğinde olduğu, ayrıca yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişisel ihtiyaç için 250 adet mermiyi satma eylemi de 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesindeki suçu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi gereğince daha ağır yaptırımı öngören 6136 sayılı Yasanın 13/2, 5237 sayılı TCK.nun 39/2. maddelerinden hüküm kurulması, ancak eylemin boyutu dikkate alınarak asgari haddin üstünde bir temel ceza takdiri ile uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesi ile mahkumiyet hükmü kurulması;
2) Dosya kapsamı, toplanan deliller ve tüm sanıkların anlatımlarına göre, sanık R.. B..’ın, Z.. E.. ve M.. O.. isimli sanıklardan yargılama sırasında ölen Felemez isimli kişinin aracılığıyla 4 adet kaleşnikof marka tüfek aldığı anlaşılmaktadır. Sanık aşamalardaki tüm savunmalarında suçlamayı kabul etmemektedir. Sanık Ramazan’ın suça konu tüfekleri satacağına ilişkin dosyada hiçbir delil bulunmamaktadır. Mahkeme dahi kararında 4 adet kaleşnikof tüfeğin kullanma amacıyla alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı ve bu nedenle eylemin 6136 sayılı Yasanın 12/2. maddesindeki suçu oluşturacağından bahsetmekte, tüfeklerin satımı konusunda başkaca bir delilden bahsedememektedir. Ayrıca kişisel ihtiyacı için aracında taşımak, 6136 sayılı Yasanın 12/1-2. maddesinde düzenlenen ticari amaçla taşımak eylemini oluşturmayacaktır. Ceza hukukunun şüpheden sanık yararlanır genel ilkesi de göz önüne alındığında, yakalanan tüfek adedine göre sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasanın 13/2. madde ve fıkrasındaki suçu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nun 3, 61/1. maddeleri de değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar

verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun olmayan kararlarının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 02.11.2015