Danıştay Kararı 4. Daire 2016/20343 E. 2021/3486 K. 22.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/20343 E.  ,  2021/3486 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20343
Karar No : 2021/3486

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle katma değer vergisi beyanlarının düzeltilmesi neticesinde tarh edilen 2010/1,2,3,4,5,6,7,8 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen Ulus Vergi Dairesi mükellefi … Metal İnş. Otom. Gıda Taş. San Ltd. Şti. İle Sincan Vergi Dairesi mükellefi … Döküm Mak. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir alım satıma dayalı olmadığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığından ilgili dönemler için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının kullandığı faturaların sahte olduğu hususunun yeterli, somut ve hukuken geçerli tespitlerle ortaya konulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, mahkeme kararının … Metal İnş. Otom. Gıda Taş. San Ltd. Şti.’nden alınan faturalara ilişkin hüküm fıkrasına yönelik ileri sürdüğü iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin, temyiz konusu kararın … Döküm Mak. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Sözü edilen mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirketin fatura aldığı … Döküm Makina Mod. İnş. Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; … Döküm Makina Mod. İnş. Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin pik demir ve manganezli dökme demir üretimi işi ile iştigal etmek üzere 03/03/2004 tarihinde Sincan Vergi Dairesinin mükellefi olarak faaliyetine başladığı, 30/05/2013 tarihi itibarıyla mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, … (%99) ve … (%1) tarafından kurulduğu, … ‘nın 10 yıl süreyle şirketi temsile yetkili müdür olarak tayin edildiği, … ‘nın hissesini 05/12/2012 tarihinde … ‘a devrettiği, hisse devri sonrası … ‘ın 20 yıl süreyle münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, … ‘ın hisseleri devraldığı tarihten sonra kısa süreler içinde değişik firmalara ortak ve müdür olduğu, 2008 ila 2012 yıllarında mükellef firmanın defterlerinin tasdik işlemlerinin yapıldığı, 2008 ila 2011 yılları kurumlar vergisi beyannamelerini, 2012 yılı 3. dönemine kadar (bu dönem dahil) kurum geçici vergisi beyannamelerini, 2008 ila 2012 yılları katma değer vergisi ve muhtasar vergi beyannamelerini verdiği, 2008 ve 2009 yılları için 6111 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu, 27/09/2011 tarihinde yapılan yoklamada şirketin faal olduğu, şirket müdürünün beyanına göre döküm ürünlerini başka firmalara fason olarak ürettirip sattığı, işçi çalıştırmadığı, işyerinin 140 m2 olduğu, bilgisayar, yazıcı, faks dahil olmak üzere demirbaş eşyanın ve çeşitli miktarlarda üretim modellerinin bulunduğu, 27/10/2011 tarihinde yapılan yoklamada şirketin faal olduğu ve üretim yaptırmak amaçlı modellerin işyerinde bulunduğu, 22/11/2012 tarihli yoklamada işyerinin sürekli kapalı olduğunun tespit edildiği, mükellefin kuruluşundan Mart/2010 dönemine kadar mali müşavirliğini yapan …’ın ifadesine göre şirketin 2010 yılında işleri bozuluncaya kadar döküm ihaleleri alarak başka döküm firmalarına fason üretim işi yaptığı, mükellef kurumun 2005 yılında sahte belge kullandığı yönünde düzenlenmiş vergi inceleme raporu ve şirket müdürü … hakkında düzenlenmiş vergi suçu raporları bulunduğu, mükellef kurumun hiç işçi çalıştırmadığı ve adına kayıtlı taşıtının bulunmadığı, yüksek miktardaki vergi borcuna rağmen sadece 2008 ve 2011 yıllarında küçük miktarlarda ödemeler yaptığı, Ba formlarıyla mal ve hizmet alışını bildirdiği bazı mükelleflerin özel esaslara alındığı ve sahte belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporları tanzim edildiği, bu alımların genel alımlar içindeki payının 2008 yılında %70, 2009 yılında %99, 2010 yılında %94, 2011 yılında %93 ve 2012 yılında ise %99’a tekabül ettiği, 2012 yılında mükellef şirkete ortak olan ve müdürlük görevini devralan … ‘ın kayıtlı ikamet adresinin şefkat evi olduğu, mükellef firmanın 31/12/2007 tarihinde kapasite raporunun geçerlilik süresinin dolduğu ve bu tarihten sonra üretim yaptığına dair herhangi bir emare olmadığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, 31/12/2007 tarihinde kapasite raporunun geçerlilik süresinin dolmasına rağmen başka döküm firmalarına fason üretim işi yaptırdığının ancak 2010 yılına kadar kabul edilebileceği; zira 2010 yılında işlerinin bozulduğunun o yıl Mart ayına kadar mali müşavirliğini yapan … tarafından belirtilmesi ve şirketin 2008, 2009 yılları için 6111 sayılı Kanun ile yapılandırmaya gitmesi göz önünde bulundurulduğunda anılan mükellef tarafından 2010 yılından itibaren düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmış olup, Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … Metal İnş. Otom. Gıda Taş. San Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmının Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … Döküm Makina Mod. İnş. Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmının Üye …’nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Davacı şirker adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen 2010/1,2,3,4,5,6,7,8 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne dair mahkeme kararı, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK) 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek, bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir. Buna göre, katma değer vergisi indiriminden yararlanılabilmesi için bunun geçerli bir belgeye dayanması ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli usuller öngörülerek mükelleflerin vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğu getirilmektedir (AYM., E.2017/24, K.2017/112, 14/6/2017). 3065 sayılı Kanunun belirtilen hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30., 341., 344. maddeleri birlikte gözetildiğinde, katma değer vergisi indiriminin sahte bir belgeye dayanması hâlinde indirimin reddi suretiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılacağı hususu mükellefler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, uygulanan ilgili yasa kuralları, “Metallerin makinede işlenmesi işleri” faaliyetinde bulunan davacının, ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı ve hırdavat malzemesi ve el aletleri toptan ticareti faaliyeti ile uğraşan Ulus Vergi Dairesi mükellefi … Metal İnş. Otom. Gıda Taş. San Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitler ile dosyadaki tarafların ileri sürdükleri iddiaların bir bütün olarak değerlendirilmesinden; fatura düzenleyenin, 24/04/2007 tarihinde faaliyet göstermek üzere kurulduğu, 23/08/2010 tarihinde mükellefiyetinin re’sen sonlandırıldığı, ortaklarının … ve … olduğu, ortak ve müdür … ‘nin hakkında vergi tekniği raporu bulunan başka bir şirkette ortaklığının bulunduğu, diğer ortak … ‘ın da hakkında vergi tekniği raporu bulunan bir şirkette yöneticiliği ve ortaklığı ile başka bir şirkette daha ortaklığının bulunduğu, 04/03/2009, 07/4/2009, 14/07/2009, 07/08/2009 ve 10/05/2010 tarihli yoklamalar ile işyeri adresinde faaliyetine devam ettiği, 20/08/2010 tarihinde adres değişikliği üzerine yapılan yoklamada, adresin boş ve kapalı olduğunun tespit edildiği, yüksek ciro yapıldığının beyan edilmesine rağmen Mart/2019 ayı hariç 2009 ve 2010 yılında ödenmesi gereken katma değer vergisinin 0,00 TL beyan edilmesi, defter ve belgelerini incelemeye ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği, mükellefin yoklamalarda tespit edildiği üzere beyan ettiği KDV matrahını gerçekleştirecek yeterli işçisi, emtiası, şube ve deposu, nakil vasıtası bulunmadığı, Ba ve Bs formları ile bildirilen tutarlar arasında uyumun olmadığı, ilgili dönemlerde mal alımında bulunduğu firmaların bir çoğunun sorunlu ve haklarında vergi tekniği raporları olduğu ve 231.814,74 TL ödenmeyen vergi borcunun bulunduğu tespitleri dikkate alındığında, düzenlenen faturaların, gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafından adı geçenden alınan fatura dolayısıyla katma değer vergisi indiriminin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık yoktur. Aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.