YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18982
KARAR NO : 2015/6734
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/03/2013 tarih ve 2012/491-2013/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da yaşadığını davalının müvekkiline şirketlerine ortak olma teklifinde bulunduğunu müvekkilinin 40.000 Alman markı karşılığında şirkete 20 hisse ile ortak yapıldığını ve iştirak belgesi adı altında bir belgeyi birlikte imzaladıklarını, aradan bir süre geçtikten sonra herhangi bir kar payı vs. verilmemesi üzerine müvekkilinin şirketten ayrılmak istediğini davalıya bildirdiğini, ancak davalı tarafından bu isteğin kabul edilmediğini, daha sonraki görüşmelerde şirketin zarar ettiğini devredeceklerini ve elde edilen 110.000 USD olan borcu kapatacaklarını, …’da bulunan işletmeleri de kapatacaklarını devirden elde edilecek parayı ise ortaklarına dağıtma kararı aldıklarını, bir hisse değerinin 400.000 TL olduğunu ve beş hissenin altında pay sahibi olan ortaklara 2006 yılnda diğer ortaklara sonraki yıl ödeme yapılacağının bildirildiğini davalının şirket kurucularından olduğu ve 27/12/2004 tarihine kadar da şirketin müdürlüğü görevini yürüttüğünü, müvekkilinin resmiyette herhangi bir ortaklığının söz konusu olmadığının öğrenildiğini, davalının müvekkilinden almış olduğu parayı elinde bulundurduğunu, işlettiğini müvekkiline kar payı vermediğini, sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 40.000 Alman Markının (20.000-Euro) davalıya teslim edildiği 05/08/1999 (tahsili istenen paranın yarısı için ve 08/01/2000 (diğer yarısı için) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, yine davayı şirkete karşı açması gerekirken hisseyi kendisine satan yönetici ortağa karşı açmış olduğundan husumet yönünden de davanın reddinin gerektigini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, davalının 11/06/1998 tarihinde 1 yıllığına şirkete yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği görev süresi dolmasına rağmen yeni genel kurul toplantısının 06/08/1999 tarihinde yapılması sebebiyle, davalının şirketin bu hisse satışından sorumlu olmadığı davalının bireysel sorumluluğunun söz konusu davalı hakkında dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmanın zamanaşımı nedeniyle takipsizlikle sonuçlandığı satışın 1999 tarihinde yapılması davanın ise 10/09/2009 tarihinde açılması karşısında ceza zamanaşımına göre alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.