Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1642 E. 2015/6684 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1642
KARAR NO : 2015/6684
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2014 tarih ve 2012/97-2014/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin arada herhangi bir sözleşme ilişkisi olmaksızın müvekkiline ait TSE ibareli markaları ürettiği ürünlerde kullandığını, bu durumun müvekkilinin markasından kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı şirketin müvekkilinin markalarına yönelik tecavüzünün ve haksız rekabetinin durdurulmasına 6.500,00 TL maddi, 32.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıyla yaptığı anlaşma uyarınca davacı markalarını kullandığını, ancak iş yerinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle davacı tarafından marka kullanım sözleşmesinin askıya alındığını, müvekkilin iş yerinde yapılan aramada ele geçen ürünlerin taraflar arsındaki sözleşmenin yürürlük döneminde üretilen stok ürün ve ambalajlar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; …Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/2891 soruşturma sayılı dosyasından davalının davacı markasını izinsiz kullandığının anlaşıldığı, davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın TSE Ürün Belgelendirme ve TSE Yurt İçi Belgelendirme Yönergesi kapsamında hesap edileceği gerekçesiyle davalının davacıya ait TSE markasını sözleşme yapılmaksızın kullanımının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzünün durdurulmasına 6.500,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava; marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında davacıya ait markaların kullanımına ilişkin lisans sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilince davacı markalarının bu çerçevede kullanıldığını, ancak müvekkilinin işyerinde yaşanan bir kısım aksaklıklar nedeniyle davacı tarafından lisans sözleşmesinin askıya alındığını, bu sürenin bitiminde davacı tarafından yaptırılan tespit ile müvekkilinin işyerinde davacıya ait markaları taşıyan ürünlerin ele geçirildiğini, ancak söz konusu ürünlerin lisans sözleşmesinin geçerli olduğu sırada üretilen stok ürünler olduğunu, lisans sözleşmesinin askıya alındığı tarihte müvekkilince davacı markalarını taşıyan ürünlerin üretilip pazarlanmadığını savunmuştur. Dosya kapsamından; taraflar arasında davacıya ait markaların kullanımına dair geçerli lisans sözleşmelerinin bulunduğu, davalıya ait iş yerinde 09.09.2011 tarihinde yapılan ara kontrol ile davalının iş yerinde üretimden sorumlu şahısların toplu istifası nedeniyle 03.10.2011 tarihinden itibaren lisans sözleşmelerinin 6 ay süreyle askıya alındığı, 6 aylık süre sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/2891 soruşturma sayılı dosyası üzerinden davalıya ait iş yerinde 17.04.2012 tarihinde yapılan aramada 450 adet davacı markalarını taşıyan ürünlerin ele geçirildiği, soruşturma nedeniyle … Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2013/1086 esas sayılı dava dosyasında davalı şirket yetkilisi hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda lisans sözleşmesinin askıya alınması sebebi ve davalının savunmaları da gözetilerek dava konusu ürün ve ambalajların üretim tarihlerinin sözleşmenin yürürlük tarihi dahilinde olup olmadığı hususu önem arzetmektedir. Mahkemece; davalı şirket yetkilisi hakkında açılan ceza davasının akıbeti araştırılıp, suça konu ürünlerin üretim tarihlerinin lisans sözleşmesinin geçerli olduğu zaman dilimi içinde kalıp kalmadığı hususu kesin bir şekilde tespit edilerek varsa davalının bu yöndeki savunmasına ilişkin delilleri de toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.