Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7870 E. 2015/6919 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7870
KARAR NO : 2015/6919
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2002/215-2013/196 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. …. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun 27.10.2000 tarihli kararıyla Bank ….’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin ….’ye devredildiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen 02/02/2001 tarihli raporda, söz konusu bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran ortakların, banka kaynaklarından 191.468.000 TL’yi kendi lehlerine kullandıklarının tespit edildiğini, bu kapsamda davalıların kendi lehlerine kullandıkları parayı talep edilmesine rağmen iade etmediklerini ileri sürerek, 191.468.000 TL’nin 27.10.2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Bank ….’nin hisselerinin davacı Fon’a intikal ettirildiğini, Bankalar Kanunu’nun 14/5 maddesinin (a) bendinin (ab) alt bendinde yer alan hükmün davacı Fon’a münhasıran bankanın ödenmiş sermayesine tekabül eden zarar karşılığında sadece hisselere malik olma hakkını verdiğini, tazmin ve iade talep etme hakkı tanımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda mutabakat sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, uyuşmazlık konusu olarak yalnızca iştirak paylarının (ödenmemiş sermaye değerleri) kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,33 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.997.089,33 TL’nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bakiye kısım yönünden taraflar arasında mutabakat sağlandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, her ne kadar mahkemece, 4743 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca davalının harçtan muaf olduğu gerekçesiyle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de anılan Kanun’un 1. maddesinde, Kanun’un amacının “Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, özel finans kurumları ve kendi özel mevzuatları uyarınca alınan izinler dahilinde faaliyette bulunan diğer malî kurumlar tarafından, bankalar ve diğer malî kurumlar ile kredi ilişkisi içinde bulunup, finansal darboğaz yaşayan borçluların; finansal yeniden yapılandırma çerçevesinde belirlenecek süre ve koşullarla, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış kredilerle ilgili olarak vadeleri uzatmak, krediyi yenilemek, ilave yeni kredi vermek, anapara ve/veya faiz indirmek, faizden vazgeçmek, kredileri kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, kredileri aynî, nakdi ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir ve temlik etmek, kredileri borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, diğer bankalarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi alınacak tedbirlerle malî kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve katma değer yaratmaya devam etmelerine imkan verilmesinin sağlanması” olduğu düzenlendikten sonra 3. maddede, finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları hükümleri kapsamında düzenlenecek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri ve bu sözleşmeler kapsamında yapılacak işlemlerle ilgili olarak harç yükümlülüklerinden istisna öngörülmüş, istisna uygulamasının, sözleşme hükümlerinin borçlu firmalar tarafından yerine getirilememesi veya getirilmemesi hallerinde alacağın hukuki yollardan tahsili aşamalarında ödenmesi gereken vergi, resim ve harçlar açısından da geçerli olduğu hüküm altına alınmıştır. Oysa işbu dava, kanuna aykırı karar ve işlemleriyle bankayı zarara uğrattığı ileri sürülen ve kanunda sayılan yöneticilerle menfaat temin eden ortakların şahsi sorumluluklarına dayalı olarak açılmış olup mahkemece de kabul edildiği üzere uyuşmazlık konusu olan alacak, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi kapsamı dışında bırakılmış bir alacaktır. Bu itibarla, davalıların 4743 sayılı kanun kapsamında harçtan muaf olmaları söz konusu olmadığından hükmün bu yönden resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, taktir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.