YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3357
KARAR NO : 2015/6367
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2014
NUMARASI : 2013/327-2014/302
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 01.03.2013 tarihinden itibaren kira parasının aylık brüt 33.250,00-TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, aylık brüt 19.136,25 TL olarak ödenen kira bedelinin emsallerinin çok altında kaldığını belirterek 01/03/2013 tarihinden itibaren kiranın aylık brüt 36.000-TL olarak tespitini talep etmiştir. Davalı vekili ise; sözleşmede artış şartının kararlaştırılmadığını ancak davalı tarafından yenilenen dönemlerde kira bedelinin ÜFE oranında artırılarak belirlendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının eski kiracı olması ve hak ve nesafet kurallarına göre 01.03.2013 tarihinden itibaren kira parasının aylık net 33.250,00-TL olarak tespitine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından; dava konusu taşınmazla birlikte kullanılan bitişik taşınmaz için açılan tespit davasında aynı emsal taşınmazlar bildirildiği halde farklı oranlarda artış yapıldığı belirtilerek temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01/03/2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından tespiti talep edilen 01.03.2013 dönemi hak ve nesafet dönemi olup mahkemece hak ve nesafete göre belirleme yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde (boş olarak)getirebileceği kira parası belirlenmeli, dava konusu yerin yukarıda açıklandığı üzere getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra, bu husus dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hâkimce uygun bir kira parası (kiracının eski kiracılığı da gözetilerek) takdir edilmelidir.
Somut olayda bitişik taşınmazın kira tesbitine ilişkin İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/323 E sayılı dosyasındaki 06.02.2014 tarihli bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın kira bedelinin tespitinde emsal oluşturup oluşturmadığı üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçesi açıklanmadan kiracının eski kiracı olmasına rağmen az oranda hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.