YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13653
KARAR NO : 2015/27445
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/49412
MAHKEMESİ : Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2011
NUMARASI : 2011/355 (E) ve 2011/577 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
Erteli hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
1-Sanığın katılan adına 05.. ve 05.. numaralı GSM hattı abonelik sözleşmelerini sahte olarak düzenlemek sureti ile özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında, sanığın bu sözleşmelerin kendi işyerinde düzenlemediğini, alt bayii olan … İletişim isimli işyerince düzenlendiğini, kendi işyerinin ana bayii olup bu hatları görüşmeye açtığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, suça konu GSM abonelik sözleşmelerinin sanığa ait iş yerinde mi yoksa … İletişim isimli iş yerinde mi düzenlendiği gerekirse imza yazı incelemesi yaptırılmak ve suça konu hatların HTS kayıtları celbedilip, hatları fiilen kullanan kişilerden sorulmak sureti ile tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Hükümden sonra 19/02/2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma
bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-Dosya içerisinde yer alan suça konu belgeler hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.