Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1276 E. 2015/6912 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1276
KARAR NO : 2015/6912
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2011/366-2012/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “… Üniversitesi h +şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkili üniversiteye ait isim ve logonun davalı tarafından bastırılan broşürlerde ve şişe etiketlerinde izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, ürettiği keçiboynuzu pekmezi için davacı üniversiteye başvurarak antioksidan özelliği bulunduğuna dair belge aldığını, etiket üzerindeki açıklamanın ürün içeriğinin kalitesini teyit için konulduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın davacı kurum tarafından düzenlenen belgeyi sır olarak saklamak için değil topluma sunmak amacıyla aldığı, buna davacı üniversitenin rıza gösterdiği, davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüz etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava marka hakkına tecavüzün tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nin 71. maddesi uyarınca bu KHK’den kaynaklanan davalarda ihtisas mahkemesi görevlidir.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan yerlerde, asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesinin, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin görevlendirildiği, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri
kapsadığı belirlenmiş olup, bu durumda uyuşmazlık fikri sınai haklar hukuk mahkemesinin görevinde olmasına rağmen, davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.