YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/281
KARAR NO : 2015/6844
KARAR TARİHİ : 13.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/09/2014 tarih ve 2014/454-2014/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, hesap hareketlerini incelerken 49.250 TL paranın tanımadığı …. isimli şahıs hesabına EFT yapılmış olduğunu, 48.800 TL’ nın da … adına havale edilmiş olduğunu gördüğünü, müracaatı üzerine …’e yapılan havale işleminin durdurulduğunu, ancak diğer işleme engel olunamadığını ve hesabından internet bankacılığı aracılığıyla yapılan EFT nedeniyle zararının oluştuğunu, davalı bankanın müvekkilin bankaya bildirdiği telefon numarasına SMS onayı göndermesi gerekirken oğluna ait numaraya bu mesajı gönderdiğinin anlaşıldığı, oğlunun numarasının ise tanımadığı kişilerce kapattırılıp yeni hat alınması nedeniyle kullanılamaz duruma geldiğini, ortada bir dolandırıcılık olduğunu ve bankanın güvenlik sisteminin bu durumu önlemede yetersiz kaldığını, bankanın onay mesajını müvekkilin bildirdiği telefon numarası yerine başka numaraya göndermek suretiyle kusurlu davrandığını, ayrıca talimat ya da onay almadan müvekkilinin hesabını internet bankacılığı kullanımına açtığını ileri sürerek 49.250 TL zararın işlemiş faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesi iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili; davalının oğluna ait telefon numarası üzerinden işlemlerini yürüttüğünü, savcılık ifadelerinde de bu durumu ikrar ettiklerini, işbu telefon hattının ise başkaları tarafından kopyalanmış olduğunu, müvekkili bankanın üzerine düşen tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacının kendisine ait parola bilgilerini muhafaza edemeyerek zararın oluşmasına kendisinin sebebiyet vermiş olduğunu, davacıya ait parola bilgileri sisteme doğru girildikten sonra yine davacının bildirdiği cep telefonuna SMS şifresi gönderildikten sonra doğru bilgiler üzerinden sisteme erişilerek işlem yapılmış olduğunu, davacının ve telefon şirketinin kusurlarından bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; internet bankacılığı işlemlerine kapalı olan davacının… Şubesindeki vadeli mevduat hesabından dava dışı üçüncü kişinin hesabına internet şubesi aracılığı ile 49.250,00 TL havale edildiği, açıldığından bu yana hiçbir hareket olmayan vadeli hesaptan para havalesi yapılmasını fark etmesi gerekirken yarım saat sonra yapılan EFT işlemini 48.800,00 TL fark ederek durdurup, dava konusu 49.250,00 TL havale işlemi konusunda hiçbir önlem almayarak işlemi gerçekleştiren, davacının talimat yahut onayını almaksızın hesabı internet bankacılığı işlemlerine açık hale getirdiği, müşterinin bankaya bildirdiği telefon numarasına değil de oğlunun numarasını SMS onayı için aktive eden ve objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, davacının müterafık kusurlu olduğunun kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.250,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle hespalanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.522,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.