Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/18013 E. 2015/14388 K. 02.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18013
KARAR NO : 2015/14388
KARAR TARİHİ : 02.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/90342
Mahkemesi : Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 29/11/2013
Numarası : 2012/537-2013/845
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Çamlıhemşin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/133 nolu iddianamesi ile Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 19/05/1998 tarih ve 3148 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak tescilli Çamlıhemşin ilçesi …..köyü sınırları içerisinde kalan taşınmaz üzerine bina inşa ettikleri iddiasıyla sanık Y.. G..’ın kardeşleri olan B..G.. ve N.. G.. hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan dava açıldığı, Çamlıhemşin Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/142 Esas sayılı dosyasında sanıklar N… G.. ve B..G.. yargılamalarının yapılarak haklarında mahkumiyet hükmü kurulduğu, anılan mahkemece 13/07/2011 tarihli keşif sırasında fiziki ve inşai müdahaleye devam edildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle failler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan suç duyurusu üzerine B.. G.. ve N.. G.. Çamlıhemşin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 17/02/2012 tarihinde alınan ifadelerinde “haklarında suç duyurusunda bulunulduktan sonra yapının inşaatını durduklarını, binayı yapmaktan vazgeçtiklerini, bu tarihten sonra inşaatın yapımını abileri olan sanık Y.. G..’ın tamamladığını” beyan ettikleri, bunun üzerine sanık Yüksel hakkında inceleme konusu davanın açıldığı anlaşılmakla, her ne kadar yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin beraat gerekçesi yerinde görülmemiş ise de, dosya kapsamında mevcut dava konusu yapıya ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, sanıklar Birsel ve Nursel G.., büyük bölümü tamamlanmış olan ve kendileri tarafından ikamet edilen binanın yalnızca çatı kısmının, işi nedeniyle Kazakistan’da çalıştığını söyledikleri abileri olan sanık Y.. G.. tarafından yapıldığına ilişkin savunmalarının, cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanık Yüksel hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.