Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/9976 E. 2015/14299 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9976
KARAR NO : 2015/14299
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2013
NUMARASI : 2006/182-2013/484

M.. E.. ve müşterekleri ile A.. A.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 13.12.2013 gün ve 182/484 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenlerinin miras bırakanı tarafından 27.12.1962 tarihli harici satış senedi ile satın ve devralınan, intikal tarihine dek malik sıfatıyla önce miras bırakan, ölümü ile vekil edenleri tarafından zilyet edilen 172 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar adlarına bulunan ½ oranındaki payın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen satışının geçersiz olduğu, sürdürülen zilyetliğin de hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut olayda davacılar, dava konusu 172 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına olan 1/2 oranındaki payın TMK’nun 713/2. maddesi uyarınca hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Dava dilekçesindeki açıklamalar ve yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın davacıların miras bırakanı A.. E.. zilyetliğinde iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, usulüne uygun yapılmış taksimin bulunmadığı, miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların miras bırakanı A.. E.. 21.11.1973 tarihinde ölmüş olup davacılardan başka mirasçıları da bulunmaktadır.
TMK’nun 701 ve 702. maddeleri hükümleri uyarınca “Elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan birinin ya da birkaçının kendi payını ileri sürerek dava açması mümkün olmadığı gibi diğer mirasçıların paylarını da kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından terekeye temsilci tayini suretiyle (TMK.640.mad) veya diğer mirasçıların olurlarının alınması suretiyle de davaya devam edilemez.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve dava tarihi itibariyla yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nu uyarınca, mirasçılardan bir bölümü olan davacıların terekeye dahil bir mal için üçüncü kişiye karşı tek başlarına dava açma sıfat ve yetkisi bulunmadığından davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, sonuç redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğrudur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.