Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1961 E. 2015/6805 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1961
KARAR NO : 2015/6805
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2013/133-2014/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların murisi ….’un …’nin, davalı Banka’ya devrinden önce, … Şubesi’ne 30/07/1999 günü, 3.870,00 TL yatırdığını, mevduatının banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmesi ile …. hesabına aktardığını, sonradan paranın …hesabına gönderilmeyip banka bünyesine kaldığını ve paranın banka yöneticilerinin şirketlerine aktarıldığını öğrediklerini, banka yöneticilerinin bu nedenle ceza mahkemesinde yargılandıklarını,.. ..Ş’nin külli halefi olan davalı Banka’nın ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 3.870,00 TL’nin 30/07/1999 tarihinden itibaren, TL’ye ödenen en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine miras hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılama sırasında faiz başlangıç tarihi 03/09/1999 olarak ıslah etmiştir.
Davalı ve fer’i müdahiller vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ….’un …’nin…. Şubesi’ne 30.07.1999 günü 3.870 TL yatırdığı, müteveffanın hayatta iken söz konusu parayı alamadığı, paranın … Bank Ltd. hesabına gönderilmiş gibi gösterilerek gerçekte paraların hiçbir zaman off shore hesabına gönderilmediği, …’nin en son davalı Banka’ya devredildiği, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolmadığı, davalının davacıların murisinin ödenmeyen mevduatından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.870,00 TL’nin 03/09/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak veraset hisseleri oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer’i müdahiller vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının … bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine ve fer’i müdahil TMSF’nin, davaya yanında katıldığı davalı Banka’nın yetki itirazı olmadan, tek başına yetki itirazında bulunamayacak olmasına göre, fer’i müdahil ….vekilinin tüm, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde harç ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi davacı taraf 3.870,00 TL’nin 03/09/1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB’nin kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB’nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirildiğinden 01.01.2000 tarihine kadar olan davacı alacağına reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra da avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil …. vekilinin tüm, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak “davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 24.30 TL başvuru harcı ve 66,10 TL peşin harcın talep halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “1.474,00” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “1.383,60 TL” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “……03.09.1999 tarihinden itibaren…” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “…..03.09.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont faizi ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren …” ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının fer’i müdahil ….’tan alınmasına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.