YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1524
KARAR NO : 2015/6833
KARAR TARİHİ : 13.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada… Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/11/2014 tarih ve 2014/202-2014/581 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın … adı ile hizmet sunan, taşımacılık ve turizm alanında 1930 yılından itibaren faaliyette bulunan tanınmış bir firma olduğunu, ticaret unvanında da kullandığı “…” ibaresini hizmet markası olarak 36, 39 ve 42. sınıfta tescil ettirdiğini, tanınmış marka haline geldiğini, davalı tarafın müvekkili firma tarafından yıllardır ticaret unvanı ve hizmet markası olarak kullanılan “…” ibaresi ve şeklini kendisine ait ticari işletmenin unvanında vurgu sözcük olarak aynen kullandığı ve bu ibarenin önüne sadece “-lar” ekini koyarak benzer renk ve şekiller ile birlikte 556 sayılı KHK’nın 7. ve 8. maddelerine aykırı bir surette marka olarak tescil ettirdiğini, üstelik bu tescili müvekkilinin faaliyet sahası dışında kalan tüm sınıfları kapatacak şekilde yaptığını, markaların benzer olup karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının bu ibareyi ticaret unvanında da kullanarak haksız rekabete yol açtığını, müvekkili firmanın kuruluş ve tescil önceliğine sahip olduğunu ileri sürerek davalının “…” markasının hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan “… ” ibaresinin TTK’nın 57/5 maddesi uyarınca sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 1999 yılında kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarının aynı aileye sahip … soy ismini taşıyan kişiler olduğunu, ailenin soy isimleri ile bölgede tanındığını, davacının tanınmışlığından yararlanmak için… markasını tescil ettirmediklerini, şirket ortaklarının soy ismi olduğunu, davacı markasının yolcu taşımacılığı sektöründe tanındığını, müşteri kitlesinin seçici olduğunu, müvekkili şirketin ise tarım, gıda ve komisyonculuk alanında faaliyet gösterdiğini, iltibas bulunmadığını, markaların tescilli olduğu sınıfların farklı olduğunu, müvekkilinin yıllardır bu unvan ile ticari faaliyette bulunduğunu, kendi ticaret bölgesinde bu isimle tanındığını, unvanında “….” ibaresinin yer almasının haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, aradan yaklaşık 19 yıl sonra müvekkilin bu unvan ile faaliyet gösteremeyeceği iddiasının iyiniyetli bir yaklaşım olmadığını, fiili kullanım yokluğu nedeni ile hükümsüzlük için gerekli yasal sürenin de dolmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, unvan terkini ve 2008/36925 sayılı markanın hükümsüzlüğü bakımından mahkemece verilen ret kararının bozma ilamı ile kesinleşmiş olduğu, bu hususlara ilişkin yeniden bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, davalının 2005/45451 sayılı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak ise; davacı adına tescilli “…” markasının toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğu; ancak farklı sınıflarda koruma şartlarının gerçekleşmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK 8/4. maddesi koşullarının gerçekleşmemesine göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.