YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13361
KARAR NO : 2015/27342
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/24264
MAHKEMESİ : Ardahan Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2011
NUMARASI : 2011/57 (E) ve 2011/418 (K)
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Mağdur M.. B..’ya ait pasaportun sanık tarafından yırtıldığı olayda “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçunun unsurlarının oluşması nedeniyle, mahkemenin kararında bir usulsüzlük bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yeralan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yeralan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı görülmekle hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı
Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasında 53. maddenin tatbikine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2015 gününde başkanın muhalefetiyle ve oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
5327 sayılı TCK’nun 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma
olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır. Belge üzerinde tasarruf yetkisi bulunan bir kimsenin belgeyi bozması, yok etmesi veya gizlemesi halinde ise hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının engellenmesi söz konusu olmadığından TCK’nun 205. maddesindeki suçta gerçekleşmeyecektir.
Somut olayda otel işleten sanık ile S.. Y.. arasında, mağdure M.. B..’nın otele kayıt edilip edilmeyeceği hususunda aniden çıkan tartışma sırasında kızgınlıkla suça konu pasaportu yırttığı anlaşıldığından,sanığın resmi belgeyi bozma kastı ile hareket etmediği açık
olup yukarıda açıklanan gerekçelere göre yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı, eylemin bu hali ile ızrar suçunu oluşturabileceği bu suçun takibinin de şikayete bağlı olup mağdurun şikayetten vazgeçmiş bulunması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması yerine onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. 22.06.2015