Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10023 E. 2015/6770 K. 12.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10023
KARAR NO : 2015/6770
KARAR TARİHİ : 12.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 34. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2013
NUMARASI : 2011/272-2013/174

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 tarih ve 2011/272-2013/174 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. R.. U.. ile davalı vekili Av. T. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33 pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 25.01.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile “…şirketin 150.000 TL olan sermayesinin 5.000.000 TL’ye artırılmasına, 4.850.000 TL tutarındaki artışın 2.958.500 TL’lik kısmının ortakların şirketten alacaklarından karşılanmasına, geriye kalan 1.891.500,00 TL’nin ortakların nakdi taahhütlerinden karşılanarak ödenmesine…” karar verildiğini, müvekkilinin karara karşı olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa geçirdiğini, dava dışı ortak D. Ç.’ın şirketten olan alacağının sermayeye eklenmesine ilişkin karara bu alacağın fiktif olması nedeniyle muhalefet edildiğini ileri sürerek, davalı şirketin 25.01.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul kararının usulüne uygun alındığını, dava dışı D. Ç.’ın şirketten olan alacağının fiktif olmayıp banka kanalı ile yapılan ödemelerden kaynaklandığını ve şirket için kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 31.12.2010 tarihli bilançosuna göre borca batık olduğu, bu halde iken davaya konu sermaye artış kararının alınmış olmasının yasaya aykırılık teşkil ettiği, afaki iyi niyete aykırılık koşulu yönünden yapılan incelemede de sermaye artışına esas tutulan kaynağın şirketin gerçek borcu olduğu, öz varlık hesabında dikkate alınamayacağı, dikkate alınması halinde eşitlik ilkesinin ihlal edileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.01.2011 tarihli olağanüstü genel kurulu toplantısında alınan esas sermayenin artırımına ilişkin (3 nolu) kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasında görülen İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/296 E. 2012/164K.sayılı dava dosyasında iptali istenen genel kurul kararlarının davalı şirketin 2008-2009 yılları bilanço, kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin bulunmasına, anılan dava dosyasında davalı şirketin borca batık olduğu yönünde bir belirleme olmamasına, işbu dosyada mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı şirketin 31.12.2010 bilançosuna göre borca batık durumda olduğunun belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.