YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1500
KARAR NO : 2015/6831
KARAR TARİHİ : 13.05.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2014
NUMARASI : 2013/144-2014/258
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2014 tarih ve 2013/144-2014/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 37.sınıf hizmetler için 2010/76263 sayılı ve “N. B.” unsurlu marka başvurusuna, müvekkilinin “N.” esas unsurlu 2003/13459, 2009/70106, 2006/08647 sayılı markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nın 2013-M-1618 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa markaların birbirine açıkça benzediğini, dava konusu markanın müvekkiline ait marka olarak algılanması ve bu anlamda iltibas ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin N. esas unsurlu markalarının tanınmış markalar olduğunu, bu nedenle KHK m.8/4 korumasından da yararlanması gerektiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin, faaliyet gösterdiği N. ilçesinin ilk üç harfinden ve faaliyet gösterdiği hazır beton faaliyet alanından esinlenerek oluşturduğu N. B. markasının tescili için TPE’ye başvurduğunu, müvekkil şirket adına tescil edilen N. B. markası ile davacı taraf adına kayıtlı N. markaları arasında görsel, anlamsal, işitsel ve kavramsal olarak fark olduğunu, davacı tarafın emtiaları ile müvekkil şirketin emtiaları arasında fark bulunduğunu, davacı markasının tanınmış markalara ilişkin korunacağına dair iddianın kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarına konu “N.” ibaresinin belirli bir isme tekabül ettiği, bununla birlikte “N.” ibaresinin belirli bir anlamının bulunmadığı, bu nedenle markalar arasında kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, kısaltma markaları niteliğinde oldukları için, var olan kısmi benzerliğin, 556 sayılı KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, daha önceden “N.” markasını bilen, gören, tecrübe eden ve tescil kapsamı itibariyle bilinçli olduğu anlaşılan ortalama tüketici kitlesinin bilahare aynı mallar üzerinde “N.” ibaresini gördüklerinde markalar arasında bir
çağrışım yapmayacağı, davacı markalarının tanınmış markalar olduğu ve halen tanınmışlıklarını sürdürdüklerine dair hiçbir delil sunulmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmaması sebebiyle KHK’nın 8/4 maddesinde belirtilen, tanınmışlığa veya itibara zarar verme, haksız yarar sağlama koşullarının gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.