Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/12785 E. 2015/24912 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12785
KARAR NO : 2015/24912
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

MAHKEMESİ : Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/01/2015
NUMARASI : 2013/610-2015/10

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvurularında takip konusu senet bedelinin 500,00 TL iken 17.500,00 TL’ye dönüştürüldüğünü ileri sürdükleri görülmüştür.
Borçluların senet bedelinde tahrifat yapıldığına yönelik iddiaları, İİK.’nun 169/a maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde aynı yasa maddesinin 6. fıkrasında takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla alacaklının isteği üzerine borçlunun takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu senette tahrifat yapıldığına dair bir bulgunun saptanamadığının bildirildiği ve mahkemece anılan rapor doğrultusunda itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, icra mahkemesince takip durdurulduğuna göre istemi bulunan alacaklı lehine İİK.’nun 169/a-6. maddesi gereğince borçlular tarafından tahrif edildiği ileri sürülen ve itiraz konusu yapılan 17.000,00 TL miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken; takip konusu asıl alacak kısmının tamamı esas alınmak suretiyle tazminata karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK.’nun 169/a maddesinde; borçlunun isteminin kabulü veya reddi durumunda para cezasına hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından borçlular aleyhine para cezasına hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.