Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/16470 E. 2015/14486 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16470
KARAR NO : 2015/14486
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/262738
Mahkemesi : Ankara(Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 21.05.2014
Numarası : 2014/48-2014/751
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; 190 promil alkollü şekilde seyir halinde iken müştekinin aracına çarpıp maddi hasarlı trafik kazasına karışan, müştekinin zararını gideren, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen ve sabıkasız olan sanık hakkında, 11.10.2012 tarihli ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.12.2013 tarihli ilamı ile 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, suçun işlenmesindeki ve sonrasındaki davranışları, suçun işleniş biçimindeki tüm argümanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde cezanın caydırıcılık unsuru da göz önünde bulundurularak sanığın ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat hasıl olmadığından” şeklindeki yetersiz ve dosya içeriği ile uyumsuz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi ve kabule göre de hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksit sayısının dörtten az olamayacağı dikkate alınmadan taksit sayısının üç olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.’nın 52/4. maddesine muhalefet edilmiş olması nedenleri ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeyle de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmediği gibi fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilen sanık hakkında, “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, olayın oluşundaki tüm argümanlar ve ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat olmadığından aynı zamanda sanığa verilen hapis cezasına ilişkin seçenek yaptırım uygulanmak suretiyle ve cezasının paraya çevrilmiş olmasından dolayı şartları oluşmadığından” şeklindeki yetersiz ve dosya içeriği ile uyumsuz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmiş olması karşısında TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.