YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2200
KARAR NO : 2015/1644
KARAR TARİHİ : 20.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısım II. Bölümünde öngörülen maktu vekalet ücreti 1.500 TL olup kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- …Enstitüsünden katılan adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp edilerek ,dava konusu eşyalarda kullanıldığı iddia edilen tescilli marka ve logolar ile orjinal ürünlerde yer alan marka ve logoların temyiz denetimine imkan tanıyacak şekilde örneklerinin konusunda uzman tekstil mühendisi ve hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenecek raporda ayrıntılı olarak gösterilmesi ve buna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK’nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.”
denilmektedir.Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir.
Dosya kapsamından katılanın marka hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece “zararın karşılanmadığı” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyizi bu nedenlerle yerinde görülmekle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.