Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10264 E. 2015/6918 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10264
KARAR NO : 2015/6918
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2013/261-2013/318

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2013/261-2013/318 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü hazır bulunan davacı asil Ş.. P.., davacı vekili Av. Ö. S. S. ile davalı TEB E. Bankası A.Ş. vekili Av. H.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında iki ayrı opsiyon sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında davalı banka ile işlemler yapıldığını, 22.09.2011 tarihinde davalı banka görevlileri tarafından müvekkilinin aranarak kendisine kapatma evrakların gönderileceğinin ve bu evrakları imzalayarak geri göndermesinin söylendiğini, müvekkilinin vade bitimine henüz 3 ay olmasına rağmen neden hesabın kapatıldığını sorması üzerine kendisinden teminat göstermesinin istenildiğini, müvekkilinin bunun üzerine davalı bankaya 40.000 TL gönderdiğini ve hesabın kapatılmasını engellediğini, bu kez 04.10.2011 tarihinde müvekkilinin aranarak 2 hesaptan birinin kapatılması talebinde bulunulduğunu ve daha sonra da 2 hesabın da kapatıldığının bildirildiğini, oysa müvekkilinin hiçbir şekilde hesabın kapatılmasını istemediğini, bunun için davalı bankaya teminat olarak para gönderdiğini, davalı bankanın usulsüz biçimde hesabı kapattığını, müvekkiline teminat tamamlama çağrısı yapılmadığını, imzalatılan risk bildirim formunun da usulüne uygun olmadığını, her ay sonu itibari ile gönderilmesi gereken hesap ekstrelerinin gönderilmediğini, emirlerin iletilme şeklinin tebliğlere aykırı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 500.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusunun tezgah üstü türev araçlarına dair sözleşmeden kaynaklandığını, davacının daha önce de bu nitelikte işlemler yaptığını ve gelir elde ettiğini, yaptığı dava konusu türev işlemden zarar edeceğini anlayınca bilinçsiz bir yatırımcı olduğunu ileri sürdüğünü, dava konusu yapılan işlemin hukuka, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun icra edildiğini, müvekkilinin kusurlu herhangi bir işleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında “T. T. A. İ. Ç. S.” imzalandığı, sözleşmede davacı müşterinin, sözleşmede açıklanan işlemleri bilerek ve isteyerek seçtiğinin ve kendi kararı ile yapmış olduğunun, türev ürünlerin risklerini bildiğinin belirtildiği, işbu sözleşme ile birlikte türev araçlar risk bildirim formunu da imzaladığı, sözleşme kapsamında yapılan işlemlerin bazılarından kar eden davacının bazılarından da zarar ettiği, davacının opsiyon işlemlerinin kapsamını ve niteliğini bildiği, davalı bankanın teminat almasının da taraflar arasındaki sözleşme ile bankacılık teammüllerine uygun olduğu, davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.