Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16515 E. 2015/6881 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16515
KARAR NO : 2015/6881
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2013/659-2014/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve fer’i müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, 15.03.2010 tarihli şirket genel kurulunda yönetim kuruluna yeni üyeler seçildiğini ancak temsil ve ilzama ilişkin herhangi bir karar alınmadığını, müdahil ….’nün usulsüz işlemleri ile şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasını talep etmiştir.
Davalı şirket davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin yapılan en son genel kurul toplantı tarihi itibari ile yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin sona erdiği ve şirketin fiilen organsız kaldığı, davacı tarafın talebi üzerine organların yeniden oluşturulması bakımından şirkete kayyum tayin edilerek genel kurul toplantısı yapılması sağlanmak sureti ile yönetim kurulu oluşturulması yoluna gidilmiş ise de 25/02/2014 tarihli genel kurulunda yönetim kurulunun oluşturulamadığı, organ eksikliğinin tamamlanması için şirketi idare ve temsile yetkili kayyum atanması isteminin içinde fesih ve tasfiye isteminin de yer aldığı, bu doğrultuda kayyum tarafından yapılması sağlanan 25/02/2014 tarihli genel kurulda davalı şirkete yönetim kurulunun atanamadığı, davalı şirketin fiilen organsız durumda olduğu, 6102 Sayılı TTK ‘nun 530/1 maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulunun oluşturulması için gerekli imkanın sağlandığı ancak durumun düzeltilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ile feri müdahiller vekili temyiz etmiştir.
(1) Davacılar vekili, dava dilekçesinde davalı şirket genel kurulu ve yönetim kurulunun toplanamaması ve karar alınamaması nedeniyle şirketin kilitlendiği, şirketi halen temsil ettiği iddiasıyla işlem yapan ….’nün işlemlerinde kullandığı imza sirküsünün mahkeme kararı ile geçersiz hale geldiğini, bir an olsun geçerli olduğu düşünülse dahi imza sirküsünün çıkarılmasının üzerinden 3 yıllık bir süre geçtiği dikkate alındığında, şirket zararına işlemler yapıldığını, şirketin içinin boşaltılmasına engel olunması amacıyla şirkete yönetim kayyım atanmasını talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile feri müdahiller vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile feri müdahiller vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.