YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20520
KARAR NO : 2015/25622
KARAR TARİHİ : 29.12.2015
MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/09/2014
NUMARASI : 2014/54-2014/505
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur.
Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
1)Dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede, çok yakın konumda bulunan 2431 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2014/53-2014/777 sayılı dava dosyasında, aynı değerlendirme tarihi itibariyle 179,00TL metrekare birim fiyatı takdir olunmuş, bu rakam üzerinden verilen karar Dairemizce uygun bulunmuştur.
Dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönleri belirlenerek, anılan dosyada belirlenen metrekare birim fiyatından ayrılma sebeplerinin açıklanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi,
2)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, acele el koyma kararı ile belirlenen bedelin mahsubundan sonra kalan fark bedele 24.05.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde bitiş tarihi belirtilmeden faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.