YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/31344
KARAR NO : 2015/39910
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
Tebliğname No : 4 – 2012/9763
MAHKEMESİ : Kırşehir(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2011
NUMARASI : 2011/71 (E) ve 2011/35 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Yaralama suçuna ilişkin verilen kararda, öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk H.. K.. müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca suçun işlendiği sırada eylemin hukuki sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığını araştırma hususunun 12-15 yaş grubu çocuklar için yapılmasının gerekmesi karşısında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesinde sözü edilen sosyal inceleme raporunun 15-18 yaş grubu çocuklar için alınmasına gerek olmadığı düşünüldü ve tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.Ancak,
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 6 ay hapis olarak belirlenen temel cezadan Kanunda öngörülen şekilde 1/3 indirim yapılması yerine, hatalı uygulamayla 1/4 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
2-Suça sürüklenen çocuğa, yaş küçüklüğü nedeniyle zorunlu olarak atanan müdafii için ödenen avukatlık ücretlerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı biçimde yargılama gideri olarak yüklenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk H.. K.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, “sonuç cezanın TCK’nın 106/1, 31/3, 62. maddeleri ile 50/1. maddesi uygulanarak 2.000 TL adli para cezasına indirilmesine” ve “soruşturma ve kovuşturma aşamasında zorunlu müdafii ücreti olarak belirlenen 423 TL’nin yargılama giderlerinden düşülerek kamu üzerinde bırakılmasına “ibarelerinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 saylı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi