YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/110
KARAR NO : 2015/14586
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/167724
Mahkemesi : Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 25/12/2013
Numarası : 2011/150 – 2013/327
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında suça konu ruhsata aykırı uygulamalar nedeniyle “imar kirliliğine neden olma” suçu yönünden zamanaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülerek yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanığın suça konu … İlçesi,… Mahalle 347 ada,10 parsel sayılı taşınmazı 22/11/2005 tarihinde satın aldığı, Belediyece 01/02/2007 tarih ve 9 sayılı inşaat ruhsatı ile zemin ve birinci kat işyeri olmak üzere geçici inşaat ruhsatı verildiği, bu tarihten sonra İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 19/01/2008 tarihli 3626 sayılı kararı ile taşınmazın da içinde bulunduğu alanın kentsel sit alanı olarak tespit ve tesciline karar verildiği, anılan Kurul kararının mahallinde ilan edilmediği, sanığın, suça konu bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığını bilmediğine dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığı, bu itibarla sonuç olarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin ve üst Cumhuriyet Savcısının, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 06/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.