Danıştay Kararı 6. Daire 2021/3530 E. 2021/8527 K. 17.06.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/3530 E.  ,  2021/8527 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3530
Karar No : 2021/8527

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I.(DAVALILAR) 1-… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
4- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
II. (DAVACILAR)
1- … 2- … 3- …
4- … 5- … 6- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF :1- … Bakanlığı
2- … Başkanlığı
3- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
4- …, …, …, …
…, …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van İli, Merkez İlçesi, … Caddesi, … pafta, … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan … Oteli’nin 09/11/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması sonucu davacıların çocuğu/kardeşi olan …’in vefat etmesi olayında, ülkemizin riskli deprem kuşağında yer aldığı ve deprem meydana gelmeden önce deprem riski bulunan bölgelerle ilgili gereken tedbirlerin alınması konusunda idarenin yükümlülüğünün olduğu, 23/10/2011 tarihinde meydana gelen birinci depremden sonra gerekli tedbirlerin alınmadığı, birinci deprem akabinde tutulan ön hasar raporunda … Oteli’nin sağlam olduğuna dair rapor düzenlendiği ve davacının, söz konusu otelde konakladığı, genel hayata etkililik ilkelerine uyulmadığı, bu nedenle idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğu iddia edilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olmak üzere davacı anne … için 95.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat, baba … için 70.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminat, kardeşlerden … için 30.000,00 TL manevi tazminat, … için 30.000,00 TL manevi tazminat, … için 15.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat, … için 30.000,00 manevi tazminat olmak üzere toplamda 180.000,00 TL maddi ve 270.000,00 TL manevi tazminatın 23/10/2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf başvurusunun kabulü, mahkeme kararının kaldırılması yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin 139.731,23 TL’lik kısmının kabulü, fazla ilişkin kısmının ve bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddi; manevi tazminat isteminin, 120.000,00-TL’lik kısmının kabulü, fazlaya ilişkin kısmının ve bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda; tarafların maddi tazminata yönelik istinaf istemlerinin reddine, anılan kararın manevi tazminata yönelik davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine, davacıların istinaf başvurusunun ise kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, aynı olay sebebiyle açılan ve kesinleşmiş olan yargı kararlarında verilen manevi tazminat tutarları, emsal kararlar ile bakılan davada verilen karar tarihi arasında geçen süre içindeki paranın güncel değeri, ölen kişilerin davacılara olan yakınlığı gerekçesiyle manevi tazminat miktarı artırılarak 200.000,00.-TL’lik kısmının kabulüne, 70.000,00.-TL’lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, usule ilişkin olarak davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise zarara yol açtığı iddia edilen olayda kusurlarının ve sorumluluklarının olmadığı, kusur oranlamasına ilişkin bilirkişi raporunun emsal dosyalardaki raporlar ile çelişkili olduğu, zarar miktarının hesaplanmasında kaçınılmazlık indiriminin uygulanmadığı, manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açacak nitelikte fahiş olduğu, adli yargıda açılan davalarda hükmedilen tazminatların dikkate alınmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücretine kusur oranına göre hükmedilmediği belirtilerek İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, davaların Valilik husumetiyle görülmesi gerektiği, kendilerine kusur ve sorumluluk atfedilemeyeceği, maddi ve manevi tazminata miktarlarının fahiş olduğu, manevi tazminata faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu ve yargılama giderlerinde belirtilen harçlardan muaf oldukları ileri sürülmektedir.
3- Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise; olayda kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, zararın oluşmasına neden olan depremin mücbir sebep olduğu ve illiyet bağını ortadan kaldırdığı, aleyhlerine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminata başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
4- Van Valiliği tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak davanın süre aşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; hizmet kusuru koşullarının oluşmadığı, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda, kamu görevlileri aleyhine dava açılmadığı, idareye izafe edilebilecek kusur ve sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, tazminat miktarlarının fahiş ve zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğu belirtilerek İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
5- Davacılar tarafından, manevi tazminatın kısmen reddinin hatalı olduğu, olayda ölüm gerçekleştiği, dolayısıyla istemin kabulüne karar verilmesi gerektiği, hükmedilen vekalet ücretinin ise her bir davacı için ayrı ayrı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
1- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, temyiz dilekçelerinde belirtilen hususların kabul edilmesi, davacıların temyiz istemlerinin ise reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davacılar tarafından ise; temyiz taleplerinin kabulü ile davalıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
3- Diğer davalılardan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Van Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davalıların temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Van İli, Merkez İlçesi, … Caddesi, … pafta, … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan … Oteli’nin 09/11/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması sonucu davacıların çocuğu/kardeşi olan …’in enkaz altında kalarak vefat etmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen toplamda 180.000,00 TL maddi ve 270.000,00 TL manevi tazminatın 23/10/2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 125.maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu İdari dava Dairesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Kararın manevi tazminata ilişkin kısmına gelince;
Manevi tazminat, patrimuanda (malvarlığında) meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tatmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığından miktarının, maddi kayıplarla orantılı olacak ve zenginleşmeye de yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Olayda, meydana gelen deprem sonucunda yıkılan yapıda (… Oteli) konaklayan, davacıların çocuğu/kardeşi olan … ‘in vefat etmesi nedeniyle yapılan yargılama sonucunda davalı idarelerin de hizmet kusurlarının bulunduğu, vefat sebebiyle davacıların manevi olarak derin elem ve sıkıntı hissedeceği açık olmakla birlikte, duyulan bu ızdırabın karşılığı olarak hükmedilecek manevi tazminatın, yukarıda belirtilen niteliği gereği zenginleşmeye yol açmayacak ve maddi kayıplarla orantılı olacak ve aynı yapıda bulunan vefat etmiş diğer konukların yakınlarına verilenden farklı olmayacak ve zenginleşmeye yol açmayacak, fakat olay karşısında duyulan acıyla da orantılı şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince kabul edilen manevi tazminat miktarının belirtilen hususlara dikkat edilerek takdir edildiği, aynı yapıda vefat eden diğer kişilerin yakınları tarafından açılan emsal davalarda da vefat eden kişinin anne ve babası için 30.000,00-TL, kardeşi için ise 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiği (Örneğin, … İdare Mahkemesinin davanın kısmen kabul, kısmen reddi yolunda verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın yapılan temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin 23.09.2020 günlü, E:2019/17281, K:2020/8088 ile onanarak kesinleştiği; yine … İdare Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddi yolunda verilen … tarihli, E: …, K: … sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15.06.2017 günlü, E:2017/108, K:2017/4127 sayılı kararı ile temyize konu kararın onandığı) anlaşılmıştır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen kararın manevi tazminata ilişkin kriterlere uygun olduğu sonucuna varıldığından, kararın bu kısmının kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların temyiz isteminin ise reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararının maddi tazminata yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi ile manevi tazminata yönelik olarak yapılan davalıların istinaf başvurusunun reddi, davacıların istinaf başvurusunun ise kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA, maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ise ONANMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/06/2021 tarihinde esas yönünden oybirliği, manevi tazminata faiz yürütülmesi yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X):
Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.
Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak “takdiren” belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.