Danıştay Kararı 5. Daire 2019/492 E. 2021/2069 K. 17.06.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/492 E.  ,  2021/2069 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/492
Karar No : 2021/2069

DAVACI : …

DAVALI : … Kurulu / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 4. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu …Dairesine yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve K:…sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kuruluna yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, …Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştığı dönemde verdiği Kovuşturmaya Yer Olmadığına ilişkin kararın yargısal bir karar olduğu, itiraz edilmesi üzerine kaldırılabilen bir karardan dolayı meslekten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, bu güne kadar herhangi bir soruşturma geçirmediği, bu nedenle alt cezanın tartışılması gerektiği ileri sürülerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacıya isnat edilen eylemlerden dolayı yapılan ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma suçundan davacının mahkumiyetine karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, alt cezanın uygulanmasının idarenin takdir yetkisinde olduğu, davacının disiplin cezasına konu eylemi FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği, davacı hakkında tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak subuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’İN DÜŞÜNCESİ : Dava; Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesi’nin …gün ve …sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin 4. fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nca verilen …gün ve …sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun değişik 69.maddesinin 1. fıkrasında “Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.”, 4. fıkrasında, “Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.”, son fıkrasında da, “Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, …eski Cumhuriyet Savcısı …hakkında; Erzurum-…de …Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin, bir ödeme emri fotokopisini kullanarak usulsüz şekilde …Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından 35.000,-TL ödeme aldığı konusunda …Kaymakamlığının banka görevlileri ve kooperatif yetkilileri hakkında bildirdiği suç duyurusuna ilişkin olarak üstlendiği …sayılı soruşturma dosyasında delillere uygun düşmeyecek şekilde ve hatalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla cezai takibat başlatıldığı; müsnet eylemi nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada ilgilinin görevi kötüye kullandığının sübuta erdiği ve mahkemenin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, “Görevi İhmal Suretiyle Kötüye Kullanmak” suçundan 5237 sayılı TCK”nın 257/2. 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ancak CMK’nın 231/5 maddesi uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara vaki itirazın da yetkili merci tarafından reddedilerek, anılan kararın 28.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında şikayet ve ihbarda bulunulurken, failleri hakkında hatalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ve bu suretle görevini kötüye kullandığı hükmen sabit olan usulsüz ödeme olayına konu …İlçesi …Köyünün FETÖ/PDY Terör Örgütü elebaşısı F.G.’nin doğduğu köy olduğu, kooperatifin kullandığı faturadaki şirketin unvanının da “…” olduğu, bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığının “…” ve “…” isimlerinin geçtiği suç duyurusunda peşinen takipsizlik kararının verildiğinin öne sürüldüğü; söz konusu iddiayı doğrular mahiyette davacının terör örgütü FETÖ/PDY ile mensubiyet, irtibat ve iltisakı olduğu tespit edilerek Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun …tarihli ve … sayılı kararı ile meslekten ihraç edildiği ve ilgili hakkında …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin …tarih ve E:…; K:…sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı da verildiği tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar beraberce değerlendirildiğinde, davacının disiplin cezasına konu eyleminin, mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni giderecek nitelikte olduğu açık olduğundan, ilgilinin 2802 sayılı Yasanın 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesi’nce verilen …gün ve …sayılı kararda ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nca verilen …gün ve …sayılı kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, yargı mensubu olarak görev yaptığı dönemde …sayısına kayden yürüttüğü soruşturmada hatalı olarak verdiği kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin …tarih ve …, K:…sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davacının aynı olaya ilişkin görevi ihmal suretiyle kötüye kullanmak suçundan … Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara vaki itirazın da yetkili merci tarafından reddedilerek, anılan kararın 28.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, …tarih ve …sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından …tarih ve …sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin 17/06/2021 tarih ve E:2017/6480, K:2021/2064 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedildiği, Yargıtay … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile anılan kararın onandığı ve 03/04/2019 tarihinde mahkumiyet kararının kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 68. maddesinde “Yer Değiştirme Cezası”, bulunulan bölgenin en az bir derece altındaki bir bölgeye o bölgedeki asgari hizmet süresi kadar kalmak üzere atanmak suretiyle görev yerinin değiştirilmesi olarak tanımlanmış olup, maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirmek; (b) bendinde, yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak, (c) bendinde, hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak, (d) bendinde, göreve dokunacak surette ve kendi kusurlarından dolayı meslektaşlarıyla geçimsiz ve dirliksiz olmak, (e) bendinde, madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı veya irtikapta bulunduğu kanısını uyandırmak, (f) bendinde, doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemek ve görev sırasında olmasa dahi çıkar sağlamak amacı ile verilen hediyeyi kabul veya iş sahiplerinden borç istemek veya almak, yer değiştirme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Anılan Yasa’nın “Meslekten Çıkarma Cezası” başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; “Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.”, 4. fıkrasında, “Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri’nin 2.1. maddesinde, “Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir.”; 2.2. maddesinde, “Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır.”; 3.2. maddesinde, “Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.”, 4.2. maddesinde, “Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır.” şeklinde ilkelere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun meslekten çıkarma cezası yaptırımını düzenleyen 69. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse” ibaresi ile kasdedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususu, yoruma açık ve soyut olarak düzenlenmiştir.
Yasa’nın 68. ve 69. maddesinde düzenlenen fiiller arasında önemli ölçüde benzerlikler, öngörülen cezalar arasında hukuki etki ve sonuçları bakımından önemli farklar bulunmaktadır. Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde; 68. maddenin, yargı mensubunun kendi kişisel saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak eylemleri cezalandırmayı, 69. maddenin ise, yargı mensubunun kendi kişisel – özel mesleki saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını bozacak nitelikte eylem ve davranışları cezalandırmayı amaçladığı sonucuna varılmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Olayda, davacı hakkında; Erzurum-…de …Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin, bir ödeme emri fotokopisini kullanarak usulsüz şekilde …Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından 35.000,-TL ödeme aldığı konusunda …Kaymakamlığının banka görevlileri ve kooperatif yetkilileri hakkında bildirdiği suç duyurusuna ilişkin olarak üstlendiği …sayılı soruşturma dosyasında delillerin tamamını toplamayarak hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek şekilde ve hatalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla cezai takibat başlatıldığı; müsnet eylemi nedeniyle …Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada ilgilinin görevi kötüye kullandığının sübuta erdiği ve mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, “Görevi İhmal Suretiyle Kötüye Kullanmak” suçundan 5237 sayılı TCK”nın 257/2. 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ancak CMK’nın 231/5 maddesi uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara vaki itirazın da yetkili merci tarafından reddedilerek, anılan kararın 28.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının görevini kötüye kullandığının hükmen sabit olduğu, usulsüz ödeme olayına konu …İlçesi …Köyünün FETÖ/PDY Terör Örgütü elebaşısı F.G.’nin doğduğu köy olduğu, kooperatifin kullandığı faturadaki şirketin unvanının da “…” olduğu, bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığının “…” ve “…” isimlerinin geçtiği suç duyurusuna yeterli araştırma yapılmadan örgütsel dayanışma içerisinde peşinen takipsizlik kararının verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacının ceza mahkemesi kararıyla sabit olan fiili, içerik olarak “mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren” nitelikte olduğundan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin 4. fıkrası hükmü uyarınca verilen meslekten çıkarma kararının kaldırılması istemiyle yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.