Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/26597 E. 2015/31470 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26597
KARAR NO : 2015/31470
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/357238
MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2012
NUMARASI : 2012/9 (E) ve 2012/523 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

1- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden; 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesinin gerekçesinde belirtildiği gibi düzenlenen ve doktrinde “fikri sahtecilik” olarak adlandırılan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak”
suçunun oluşabilmesi için, kişinin (sanığın) açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaata göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, somut olayda, sanığın, olay tarihinde şüphe üzerine durdurulduğunda suça konu nüfus cüzdanını görevlilere ibraz ettiği, ancak görevlilerin şüphelenmesi üzerine sanığın gerçek kimliğini itiraf ederek gerçeğe aykırı bir tutanağın düzenlenmesine sebebiyet vermediğinin anlaşılması karşısında; yüklenen yalan beyan suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulması,
2- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Sahte olarak düzenlenen nüfus cüzdanının kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nun 204/3. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b- Sanığın, muhtarlıktan aldığı sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile suça konu nüfus cüzdanını nüfus müdürlüğünden alıp kullanması karşısında, hakkında TCK’nun 43 maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c- Adli emanette kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, yasaya aykırı,
d- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.