Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/25507 E. 2015/31472 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25507
KARAR NO : 2015/31472
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/333909
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2011
NUMARASI : 2008/910 (E) ve 2011/451 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi

I- Sanık Ş.. A.. hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c
bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK.nun 231.
maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık A.. T.. hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık Ali hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık Şevket’in kollukta, suça konu aracın pazarlığını diğer sanık Ali ile yaptığını, aracı aldıktan sonra sanık Ali’nin taksit tutarını almak için bir kaç kez Kahramanmaraş’a geldiğini, birkaç defa da A.. T..’a PTT yoluyla havale yaptığını, Ali’nin 05.. nolu telefonu kullandığını savunması, sanık Ali’nin ise suçlamayı kabul etmeyerek sanık Şevket’i tanımadığını, böyle bir olayın yaşanmadığını zira kendisinin o tarihlerde cezaevinde olduğunu savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla, 25.02.2006 ve 05.12.2006 tarihlerini kapsayacak şekilde sanıkları arayan ve aranan numaraları gösterir HTS raporu temin edilerek birbirleriyle görüşüp görüşmediği, sanık Ali’nin bu tarihlerde cezaevinde bulunup bulunmadığı tespit edilip elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.