YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17604
KARAR NO : 2015/25367
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2015
NUMARASI : 2015/271-2015/485
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu, İİK’nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 12. bendi uyarınca taşınmazı hakkında haczedilmezlik şikayeti ve İİK’nun 128/a maddesi uyarınca kıymet takdirine itiraz şikayetinde bulunmuş, mahkemece keşif giderlerinin verilen kesin sürede yatırılmadığı, bu nedenle şikayetin kanıtlanamadığı gerekçesiyle her iki istemin de usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Meskeniyet şikayeti ve kıymet takdirine itiraz şikayetinde mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınması zorunlu olup; ispat külfeti, bu iddialarda bulunan borçluya aittir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK’nun 114. madesinin “g” bendinde gider avansının yatırılmış olmasının dava şartları arasında sayılmış, anılan Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrasında bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. HMK’nun “Harç ve Avans Ödemesi” başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.
Delil ikamesi için avans başlıklı HMK’nun 324. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuki sonucu olarak delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere HMK’nun 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nun 114. maddesinin “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir.
Somut olayda; borçlunun şikayeti üzerine mahkemece bu hususta bilirkişiden rapor alınması amacıyla 31.05.2015 tarihli tensip tutanağının 3/a. numaralı ara kararı ile 1.255,00 TL bilirkişi ücreti gider avansını iki haftalık kesin sürede yatırması için davacı vekiline süre verilmesine, belirtilen avans kesin süre içerisinde yatırılmaz ise davanın usulden reddedileceğinin ihtarına karar verildiği, ihtaratı içeren tensip tutanağının borçlu vekiline
09.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, belirlenen kesin sürede avansın yatırılmadığı görülmektedir. Söz konusu ara kararda istenen avansın bilirkişi ücretine ilişkin olduğu belirtildiğinden, anılan avans delil ikamesi avansı niteliğinde olup, HMK’nun 324. maddesine göre bu avansın sürede yatırılmamasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın delilden vazgeçmiş sayılmasıdır. Yerel mahkeme ise, itiraz eden borçluya delil avansını yatırması için verilen iki haftalık kesin sürede borçlu tarafından avansın yatırılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın usulden reddine karar vermiştir.
Bu durumda mahkemece, borçlu tarafından ispat edilemeyen davanın esasdan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile delil ikamesi avansının gider avansı olarak nitelendirilip usulden ret kararı verilmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddidildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.