YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9333
KARAR NO : 2015/31494
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
Tebliğname No : 15 – 2012/3647
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/10/2011
NUMARASI : 2011/199 (E) ve 2011/304 (K)
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
Tebliğname tarihinde yürürlükte bulunan 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 14. maddesinde yer alan “Ceza dairelerinin görevlerinin tayininde, davadaki tavsif esas alınır. Muhtelif suçlara ait davalarda en ağırını incelemeye yetkili daire görevlidir.” hükmüne göre Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere iddianamedeki tavsif esas alınmalıdır.
30.05.2011 günlü iddianame de sanık hakkında sahte belgelerle kredi almaya çalıştığından bahisle TCK’nun 204/1. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik ve aynı Kanunun 158/1-j maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin görevsizlik kararına konu yaptığı noter onaylı imza beyannamesinin ise, Üsküdar 14. Noterliğinin belge üzerinde de belirtmiş olduğu üzere 1512 sayılı Noterlik Kanunun 9. Kısım 3. bölümünde yer alan 90. maddesindeki “Hukuki işlemlerin altındaki imzanın onaylanması imzayı atan şahsa ait olduğunun bir şerhle belgelendirilmesi şeklinde yapılır. İmzası onaylanan iş kağıdının aslı ilgilisine verilir ve imzalı bir örneği dairede saklanır.” hükmü uyarınca onaylama
şeklinde yapıldığı, anılan Noterlik Kanunun “Noterlik işlemlerinin hükümleri” başlıklı 82. maddesinde ise: “Bu kanun hükümlerine göre belgelendirilen işlemler resmi sayılır. Noterler tarafından bu kısmın ikinci bölümünün hükümlerine göre düzenlenmiş olan hukuki işlemler, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu kısmın üçüncü bölümü hükümlerine göre noter tarafından yapılan imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirme niteliğinde bulunup, hukuki işlemlerin içindekileri kapsamaz. Bu işlemlerde imza ve tarih, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü uyarınca noter tarafından yapılan ve sahteliği bulunmayan onaylama işleminin 82. maddede belirtildiği üzere 9. kısmın ikinci bölümüne göre değil üçüncü bölümde yer alan 90. madde uyarınca yapılmış olması karşısında suça konu belgenin sevk maddesine uygun olarak TCK’nun 204/1. maddesi kapsamında olup TCK’nun 204. maddesinin 3. fıkrası uyarınca “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik” suçu kapsamında bir belge düzenlendiğinin iddia edilmemesi karşısında; tebliğname tarihine, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi’ne ait olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dairemiz ile 15. Ceza Dairesi arasında doğan görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.