YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17581
KARAR NO : 2015/31756
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
Tebliğname No : 11 – 2013/191643
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2012/499 (E) ve 2013/113 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
1- Suça konu, sabit hat abonelik sözleşmelerinin, sanığın sahibi olduğu … Computer-M.. U.. bayisinden aynı tarihte ve aynı konut için gerçekleştirilmesi, abonelik sözleşmeleri sırasında katılanın nüfus cüzdanı fotokopisinin kullanılması göz önüne alınarak; sözleşme üzerindeki yazı ve imzalar ile sözleşme altındaki bayi kaşesi üzerindeki imzanın sanık ve katılana ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması, abonelik işlemleri sırasında kullanılan nüfus cüzdanı fotokopisinin dosya içerisine alınarak fotoğraf üzerinde herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, hattın çekilmesi ve aktif edilmesi ile ilgili işlemlerin bayinin yaptığı sözleşme doğrultusunda mı yoksa ayrıca bir kimlik kontrolüne dayanılarak mı yapıldığının ilgili kurumdan sorulmak suretiyle; toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanık hakkında beraat hükmünün kurulması yasaya aykırı,
2- Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisinin haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretityle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve ön ödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.