YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11128
KARAR NO : 2015/7818
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Tebliğname No : 14 – 2012/188621
MAHKEMESİ : Kapatılan Devrek Sulh Ceza Mahkemesi (Devrek Asliye Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 06.03.2012
NUMARASI : 2010/496 Esas, 2012/202 Karar
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kayden 06.06.1995 doğumlu olup, suç tarihinde onbeş yaşı içerisinde bulunan mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın 02.06.2010 ile 05.06.2010 tarihleri arasında suça sürüklenen çocuğun yanında rızasıyla kalması ve bu sürede suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin olmaması şeklinde gerçekleştiği tüm dosya kapsamından anlaşılan olayla ilgili olarak eylemde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun unsurları oluşmayıp, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve eylemi nedeniyle TCK’nın 109/1, 3-f maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözeltilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kayden 10.10.1992 doğumlu olup suçun işlendiği 05.06.2010 tarihinde onsekiz yaşını ikmal etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmaması,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezaların hapis cezasına çevrilemeyeceği ve aynı maddenin 11. fıkrası uyarınca ilamın Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna gönderilmek suretiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili cihetine gidilmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine göre ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi
Kanuna aykırı, O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.