Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1390 E. 2015/7314 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1390
KARAR NO : 2015/7314
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

MAHKEME : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2014 tarih ve 2013/353-2014/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 01/04/2011 tarihli sözleşme ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki 05/09/2011 ve 03/10/2011 tarihli sözleşmeler ile müvekkilinin davalıya 30/06/2013 tarihine kadar taşıma hizmeti verdiğini, sözleşmedeki fiyat artış hükmü uyarınca Nisan 2012 – Nisan 2013 arası toplam 33.325,56 TL fiyat farkı alacağı için davalı aleyhine giriştiği icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin şirketi temsile yetkili kişiler tarafından imzalanmamış olması sebebiyle sözleşmedeki fiyat artış hükmünün şirketi bağlayamayacağını, davacının sözleşme feshedilene kadar fiyat fark ücreti talebinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01/04/2011 tarihli sözleşme ve eklerinde davalı şirketin yetkili temsilcisinin imzası bulunmadığından sözleşmenin davalı tarafı bağlamayacağı, ancak taraflar arasında 2011 yılından 2013 yılı Haziran ayına kadar sürdürülmüş bir taşımacılık ilişkisinin bulunması sebebiyle aralarında sözlü bir sözleşmenin mevcudiyetinin kabulünün gerektiği, sözlü sözleşmede fiyat artışı konusunda bir anlaşma bulunduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, taşıma ilişkisi süresince düzenlenen faturalarda herhangi bir artışın gösterilmediği, davacı tarafça yalnızca taşıma sözleşmenin feshinden sonra fiyat artışı olduğu gerekçesi ile fatura düzenlendiği, davacının fiyat artışı yönünde taraflar arasında bir anlaşma olduğu hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, taraflar arasında sözlü bir sözleşmenin varlığı ve fiyat farkı konusundaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı taraf taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin feshine ilişkin ihtarında ve 15/07/2013 tarihli faturanın tebliği üzerine iade yazısında, taraflar arasında 11/04/2011 tarihli “yazılı” bir sözleşmenin varlığını kabul etmiş olup, yargılama sırasında davacı tarafça ibraz edilen 11/04/2011 tarihli sözleşme dışında taraflar arasında imzalanmış başka bir yazılı sözleşmenin varlığından söz etmeyip, sadece söz konusu sözleşmedeki davalı şirket tarafından atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafça ibraz edilmiş olan 11/04/2011 tarihli sözleşme kapsamında kaldığının ve sözleşmenin tüm maddeleri itibariyle tarafları bağlayıcı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.