YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19370
KARAR NO : 2015/14707
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/107364
Mahkemesi : Niksar Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 30/10/2013
Numarası : 2012/114 – 2013/505
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar S.. K.., Ş.. B.., M.. S.. ve Z.. K..’ın beraatine ilişkin hükümler katılan kurum vekili, sanıklar Y.. Ç.., V.. T.., İ.. A.. ve B.. O..’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler ise sanık Y.. Ç.. ve İ.. A.. müdafileri, sanıklar V.. T.. ve B.. O.. tarafından temyiz edilmekle;
Katılan vekili ile 2011 yılı ağustos ayı olan diğer suç tarihinin CMK’nın 232/2-(b-c) maddesi uyarınca gerekli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
1-Sanık Z.. K.. ve Ş.. B..’ın beraatine, sanıklar Y.. Ç.., İ.. A.. ve B.. O..’ın mahkumiyetine ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yargılama sırasında kendisine vekil ettiren katılan kurum lehine, mahkum olan sanıklar aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarında vekalet ücreti belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
12/10/2011 tarihinde, saat 02:25 sıralarında Niksar Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan ihbarda, ….. Mahallesi’nde bulunan arazide, iş makinesi vasıtasıyla kaçak kazı yapıldığının bildirilmesi üzerine, kolluk görevlilerince bahse konu yere gidilip, ihbarda bulunan V.. T.. ile görüşüldüğü, V.. T..’nın, kolluk görevlilerine, kazı yapan şahısların, sanık B.. O..’ın evine doğru kaçtıklarını beyan etmesi üzerine, sanık B.. O..’ın evine gidilip, bu şahıs ile birlikte ilçe merkezine gelindiği, bir süre sonra arazi maliklerinden M.. T.. isimli şahsın V.. T..’yı telefon ile arayıp, sanıklardan Y.. Ç..’in bir araçla kazı yapılan tarla istikametinden şehir merkezine doğru geldiğinin bildirilmesi üzerine, yol üzerinde sanık Y.. Ç..’in aracının durdurulduğu, aynı bölgede yaya olarak yürüyen İ.. A.. ve Ş.. B.. isimli sanıkları V.. T..’nın gösterip, bu şahıslarında olayla ilgili olduklarını söylemesi üzerine bu kişilerin de yakalandığı, sanıklar V.. T.. ve İ.. A..’nın dosya kapsamında mevcut beyanları ile kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklar incelendiğinde, sanıklar Y.. Ç.., İ.. A.. ve B.. O..’ın 2011 yılının ağustos ayı sonunda V.. T.. ile birlikte suça konu olan arazide kültür varlığı bulmak amacıyla iş makinesi vasıtasıyla yaklaşık 80 cm derinliğinde kazı yaptıkları ancak şahısların herhangi bir şey bulamadıkları, bu tarihten sonra, sık sık Y.. Ç.., İ.. A.. ve B.. O..’ın, V.. T..’na, bahse konu arazide tekrar kazı yapmak hususunda baskı yaptıkları, sanık V.. T..’nın ise bu durum sebebiyle şahısların kendi bilgisi dışında dava konusu yerde tekrar kazı yapabileceklerini değerlendirerek diğer arazi malikleri ile sık sık burayı kontrol ettikleri, olay tarihi olan 12/10/2011 tarihinde de dava konusu arazi üzerinde kazı yapıldığını görmeleri üzerine Niksar İlçe Emniyet Amirliği’ne ihbarda bulundukları, 2011 yılının ağustos ayında ve 12/10/2011 tarihinde işlenen her iki eyleme sanıklar Y.. Ç.., İ.. A.. ve B.. O..’ın iştirak ettikleri, ancak farklı tarihlerde gerçekleşen eylemlerin aynı suçu işleme kararının icrası kapsamda aynı yerde gerçekleştirilmiş olması sebebiyle müteselsilen işlendiği, ayrıca dava konusu arazinin suç tarihinden sonra Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 27/01/2012 tarih, 2003 sayılı karar ile arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş ise de, sanıklar tarafından dava konusu taşınmazın bu vasfının anlaşılması üzerine burada kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yapmak hususunda karar alınıp, bu kararın icra etmeye çalışmış olmaları hususu dikkate alındığında, sanıklara atılı eylemin 2863 sayılı Kanun’un 74/1-birinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturacağının kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar Z.. K.. ve Ş.. B..’ın 12/10/2011 tarihli suça iştirak ettiklerine dair mahukimiyetleri için dosya kapsamı itibariyle yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla;
Sanık Z.. K.. ve Ş.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanıklar Y.. Ç.., İ.. A.. ve B.. O.. hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, eksik incelemeye ve sanık Z.. K..’ın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanık İ.. A.. ve müdafinin, kazının su bulmak amacıyla yapıldığına, fazla ceza tayin edildiğine, B.. O..’ın ise atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık Z.. K.. ve Ş.. B.. hakkındaki beraat, sanıklar Y.. Ç.., İ.. A.. ve B.. O.. hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık V.. T..’nın mahkumiyetine, sanıklar S.. K.. ve M.. S..’nin beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ve sanık V.. T..’nın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık V.. T..’nın 2011 yılının ağustos ayında dava konusu yerde gerçekleştilen kazı eylemine iştirak ettiği sabit olmakla birlikte, bu şahsın, aynı yerde 12/10/2011 tarihinde işlenen kazı suçunun iştirakçisi olmayıp, suçun işlendiğini görmesi üzerine Niksar Emniyet Amirliği’ne ihbarda bulunup, suçla ilgili soruşturmanın başlamasını sağladığı, bu kapsamda sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen teselsül hükümlerin uygulanamayacağı, diğer yandan, sanık V.. T.. ve İ.. A..’nın dosya kapsamında mevcut beyanları, olay öncesinde, suçta kullanılan iş makinesine yakıt alınırken çekilen akaryakıt istasyonundaki görüntüler, bu istasyonda çalışan H.. K.. isimli şahsın, sanık S.. K..’ı teşhisine ilişkin tutanak dikkate alındığında, olay tarihinde, sanık S.. K..’ın kullanmış olduğu iş makinesi ile dava konusu yerde kazı yaptığı, sanık M.. S..’nin asli fail olarak bu suça iştirak ettiği, bu kapsamda sanıklar, S.. K.. ve M.. S..’nin yüklenen suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, beraatlerine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık V.. T..’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.