YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13651
KARAR NO : 2015/6618
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2013/46-2013/883
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracının kira parasına mahsuben yaptığı ödemelerin kiralananın tahliyesi nedeniyle sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı kiralayandan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı kiracı vekili,davalı şirkete ait otelin müvekkili tarafından 6.1.2010 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını,kiralanan otelin işletilmeye başlanması üzerine davalının müvekkilini arayarak otel binası ve müştemilatında onların istedikleri yenilikleri yapmaları, ihtiyaçları olan nakit parayı kendileri adına gösterecekleri yere yatırmaları halinde kira süresini uzatacaklarını,yapılan yatırım bedelleri ile nakit parayı kiraya mahsup edeceklerini söyleyerek bir çok yere şirket borçlarını ödettirmelerine rağmen sözlerini tutmayarak otelden davacıyı tahliye ettirdiklerini belirterek kira bedeline mahsuben yapılan ödemelerin sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davanın 6100 Sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra 18.01.2013 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden reddederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.