YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13257
KARAR NO : 2015/35780
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/100902
MAHKEMESİ : Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/03/2010
NUMARASI : 2009/140 (E) ve 2010/125 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık Hasan hakkında tehdit suçundan ve sanık Cemile hakkında yaralama ve hakaret suçlarından verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık Hasan hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Katılanın olay tarihinde intihar mektubu yazdığı olayın kolluğa intikal ettiği, katılan beyanlarında balkondan aşağıya atlayıp atlamadığını hatırlamadığını ancak suratına yumruk vuranın sanık Hasan olduğunu söylediği, sanıklar ile olay tarihinde katılanın eşi olan tanık Uğur aşamalardaki beyanlarında katılanın balkondan aşağıya atladığını beyan ettikleri, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, katılanın raporunda sağ ayak tabanında 2×2 cm. abrazyon, sağ femurunda deformite ile cisim kırığının, sonradan da burun kemiği lineer kırığının tespit edildiği, her iki kırığın birlikte hayat fonksiyonlara etkisinin ağır (4) dereceden olduğunun bildirildiği anlaşılmakla; sanığın savunmasının aksine katılanın katılandaki femur kırığına yol açacak şekilde yaralanmasına neden olduğu hususunda yeterli delil bulunmadığı halde, nazal kemik kırığının katılanın hayati fonksiyonlarına etkisi hakkında adli tıp kurumu şube müdürlüğünden ayrı bir rapor aldırılarak, sanığın sadece işlediği sabit olan
katılanın nazal kemik yaralanmasına neden olacak şekildeki yaralama eyleminden cezalandırılması gerekirken, katılandaki femur kırığından da sorumlu tutularak hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2) Hapis cezasının ertelenmesine karar verilen bir hükümlü hakkında TCK’nin 51/3. maddesi uyarınca tespit edilecek olan denetim süresinin alt sınırının verilen hapis cezasından daha az olmasına yasal açıdan olanak bulunmadığı halde, mahkemece 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında 1 yıllık denetim süresinin tespit edilmesi,
3) Sanık hakkında verilen uzun süreli hapis cezası ertelenmesine rağmen 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen haklardan, kendi altsoyu üzerinde hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği ayrıca Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.