Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2132 E. 2015/7301 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2132
KARAR NO : 2015/7301
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/05/2014 tarih ve 2014/74-2014/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı . .. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30 yılı aşan bir süre boyunca …ibaresini kullanarak tanınmış hale getirdiğini ve bu ibarenin davalı TPE nezdinde 2002 yılından bu yana müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin kuruluşlarından olan bir firmanın … ibaresinin tescili için davalı kuruma başvurduğunu, yaptıkları itiraz sonucunda talebin reddedildiğini, açılan davanın da red kararı ile sonuçlandığını, buna karşın aradan bir süre geçtikten sonra bu kez davalı firmanın aynı ibarenin tescili için davalı kuruma başvurduğunu ve kurum tarafından söz konusu ibarenin tesciline karar verildiğini, her iki markanın iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, öncelikli kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının uzun süre sessiz kalarak hükümsüzlük davası açmadığını, bu durumda iyiniyetli sayılamayacağını, öte yandan müvekkilinin 1964 yılından beri İspanya ve Dünyanın pek çok ülkesinde mobilya ve hediyelik eşya sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, söz konusu markanın 1964 yılında İspanya’da, 1994 yılında Avrupa’nın diğer ülkelerinde tescil edildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı TPE vekili, davalı şirketin marka başvurusu sonrasında davacının herhangi bir itirazının ve buna bağlı olarak alınmış bir YİDK kararının bulunmadığını bildirerek, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama ile davalı TPE yönünden açılan davanın husumetten reddine karar verildiği, bu hususun bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleşmesi nedeniyle bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına gerek görülmediği, bozma öncesi alınan raporda değerlendirme yapılmış olmakla yeniden ek rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davalı TPE hakkında açılan davada yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli…. + Şekil ibareli 2007/21141 sayılı markanın tescilli olduğu 11, 20, 21, 35 sınıflardaki; (11. sınıf) lambalar, duvar lambaları, aydınlatma, ısıtma, buhar üretme, pişirme, soğutma, kurutma, havalandırma, su sağlama ve sıhhi tesisat donanımlarına yönelik aparatlar, (20. sınıfta) mobilyalar, aynalar, çerçeveler, ahşap mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, kabuk amber, sedef, lületaşı veya plastikten yapılmış ürünler (diğer sınıflara dahil olmayan) ile tüm bu materyallerin ikameleri (plastik hariç), (21. sınıftaki) ev yada mutfak aletleri ya da kapları, (35. sınıftaki) reklamcılık, işletmecilik, işletme yönetimi, ofis işleri ajans temsilciliği ve tekelci satış anlaşmaları; ithalat ve ihracat hizmetleri; satış promosyonu, (diğerleri için); ticari şirketlerin işletimine yönelik yardımcı hizmetler (satış hakları gibi) bu hizmetler ile ilgili olan ve başta mobilyalar, dekoratif ürünler, ev tekstil ürünleri, boyalar ve yer kaplamaları, oda temizleyicileri, aydınlatma lambaları, saatler, gerçek ve emitasyon mücevherler, cam ürünler, porselen, seramik ürünler, çatal bıçak takımları, ev gereçleri, yatak takımları ve aksesuarlar, deri ürünler, gözlükler, hediyelik eşyalar, olmak üzere her türlü ürünler ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı …. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı …. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı ….’den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.