Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/936 E. 2015/7312 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/936
KARAR NO : 2015/7312
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2014 tarih ve 2010/75-2014/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı belediye arasında aktedilen taşıma sözleşmesinin davalı idare tarafından ihlal edilerek bilet fiyatlarının 3,00 TL’den 2,50 TL’ye indirilmesi sebebiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/192 esas sayılı dosyasında görülen dava sonucunda bilet fiyatının 2,50 TL olmasını öngören encümen kararının iptal edilerek muarazanın men’ine karar verildiğini, 2009/192 esas sayılı davanın açılması ile karar tarihi arasında bilet fiyatının 2,50 TL olması sebebiyle müvekkilinin zararının bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 150.00,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, birleşen dosyada, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesinin 7. maddesine göre taşıma için gerekli fiyat tarifesinin 6’şar aylık periyotlar halinde şirket ile davalı belediye tarafından birlikte görüşülerek belirlenmesinin hüküm altına alındığı halde müvekkilinin tarifenin değiştirilmesi için yaptığı şifahi ve yazılı başvuruların davalı tarafından kötü niyetli olarak reddedildiğini, taşıma ücretinin artırılmaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek taşıma ücretinin birim fiyatının mahkemece belirlenmesini, tesbit edilecek zararın 15.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili talebini ıslah ederek dava değerini 612.317,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, akaryakıt fiyatları arttığı zaman davacının bilet fiyatlarının artırılmasını talep ettiğini, ancak akaryakıt fiyatları düştüğünde bunu bilet fiyatlarına yansıtmaktan çekindiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında aktedilen taşıma sözleşmesinde bilet fiyatlarının birlikte belirleneceğinin hüküm altına alınmasına rağmen tarafların fiyat hususunda anlaşamadıkları, akte bağlılık ilkesi gereğince bilet fiyatının mahkemece belirlenmesi gerektiği, emsal bilet fiyatlarından ortalama kilometre fiyatı hesap edilerek 2013 yılı için bilet fiyatının 4,81 TL olması gerektiği, davacının 05/04/2010 ile 12/09/2013 tarihleri arasında hesaplanan zararının toplam 612.317,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, yolcu taşıma ücretinin 4,81 TL olarak tespitine, 150.000 TL’nin dava tarihinden, bakiye 462.317,00 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Davacı vekili asıl davada,…Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/192 esas sayılı dosyasının dava tarihi ile hüküm tarihi arasındaki dönemde oluşan şirket zararının tazminini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada ise, taşıma ücretinin birim fiyatının belirlenmesini ve 15.10.2012 tarihinden itibaren belirlenecek fiyat üzerinden şirket zararının tazminini talep etmiştir. Mahkemece, kararın hüküm kısmında, asıl dava bakımından 150,000 TL’nin dava tarihinden itibaren, 462,317 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise sadece taşıma ücreti tespit edilmiş olup, tazminat talebi hususunda açıkça karar verilmemiştir.
HMK’nun 166. maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. O halde, dava konusu olayda birleşen dava mevcut olmasına rağmen tek dava varmış gibi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Kabule göre de, birleşen davada, davacının hangi dönem için ne miktar talepte bulunduğu açıklattırılmadan, bilirkişi raporuna göre davacı tarafından yapılan ıslah doğrultusunda karar verilmesi doğru olmadığı gibi, birleşen dava tarihinden sonraki zararın ıslah suretiyle işbu birleşen davada talep edilmesi mümkün olmayıp, ayrı bir bağımsız davaya konu olabilecekken, birleşen dosya kapsamında ıslah kabul edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.