YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11185
KARAR NO : 2015/14719
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Tebliğname no : 12 – 2015/206565
Mahkemesi : İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2012/1338-2014/283
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre; ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışıkta geçmesinden dolayı meydana gelen kaza sonucunda iki kişinin yaralanmasına neden olan otobüs sürücüsü sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, sanığın eylemi bilinçli taksirle işlediğinin kabul edilmesi karşısında, tayin olunan uzun süreli hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi;
Ayrıca, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, tam kusurlu eyleminden dolayı mağdurlardan birinin yaşamını tehlikeye sokacak, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yüzünde sabit ize ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak, diğer mağdurun hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında, TCK’nın 89/4. maddesi gereğince 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, olayın oluş şekli ve sonuçlarına uygun olmayacak şekilde, temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle adalet ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde sanığa az ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, kusur durumuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. paragrafındaki, “suç sebepleri ve saikleri,” ibaresinin hükümden çıkarılması, hükmün 6. paragrafındaki, “TCK nun 50/1.maddesi uyarınca” ibaresinin, “TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.