YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6053
KARAR NO : 2015/2464
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
Mahkemesi :Gebze 3. Asliye Hukuk Hakimliği
Tarihi :27.05.2014
Numarası :2013/279-2014/369
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla faturaya dayalı olarak girişilen icra takibine vaki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı yüklenici şirket vekilince temyiz edilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62/I. maddesi uyarınca genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine itiraz süresi 7 gündür. Bu süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmemesi halinde icra takibi kesinleşir. Bu halde, alacaklının itirazın iptâli davası açmasında hukuki yararı olmaz. İcra takibine geçerli bir itirazın bulunması itirazın iptâli davasında özel bir dava şartı olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-h ve 115. maddeleri uyarınca mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması zorunludur.
Somut olayda; davacı alacaklı tarafından 21.11.2012 tarihinde Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2012/21535 Esas sayılı icra takip dosyası nezdinde icra takibine girişilmiş, ödeme emri 03.12.2012 tarihinde davalı borçluya tebliğ edilmiş ve davalı borçlu şirket vekili Av. Ö.. O.. vekaletnamesi ekli 07.12.2012 tarihli itiraz dilekçesiyle icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Bunun üzerine, alacaklı şirket vekilince, 11.02.2013 tarihinde dosyanın yetkili Gebze İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesi talep edilmiş, Dairece talep uygun görülerek dosya 13.02.2013 tarihinde Gebze İcra Müdürlüğü’ne gönderilmiş ve 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/923 Esas sayılı sırasına kaydedilmiştir. Aynı tarihte yeniden ödeme emri gönderilmiş ve bu ödeme emri davalı borçlu şirket vekiline 19.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Adı geçen vekil 20.02.2013 tarihinde de dosyadan fotokopi almıştır. Bu haliyle, 7 günlük icra takibine itiraz süresi 26.02.2013 günü dolmuş, itiraz dilekçesi 28.02.2013 gününde havale edilmiş olduğundan icra takibine itirazın süresi içerisinde olduğundan söz edilemez. Bu halde, süresi içerisinde verilmiş bir itiraz dilekçesi olmadığından, davacı yüklenicinin eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Az yukarıda izah edilen dava şartının sağlandığından söz edilemez. Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi zorunludur.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş olması doğru değilse de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle mahkemenin davanın kanıtlanamadığından reddine ilişkin gerekçesinin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekliliği olarak düzeltilmesine, hükmün değiştirilmiş bu gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, düzeltilerek onama gerekçesine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.