Danıştay Kararı 12. Daire 2021/133 E. 2021/3972 K. 16.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/133 E.  ,  2021/3972 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/133
Karar No : 2021/3972

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İşleri Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Niğde ili, Ulukışla ilçesi, … Mahalle Camiinde imam-hatip olarak görev yapmakta iken Adana ili, … İlçe Müftülüğüne hizmetli olarak atanan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesinde yer alan “atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması” şeklindeki ortak niteliği kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının soruşturma konusu fiilleri Niğde ili, Ulukışla ilçesi … kasabası, … Mahalle Camii imam hatibi olarak görev yaptığı dönemde işlediği anlaşılmış ise de, hakkında soruşturmanın başlatıldığı ve cezanın verildiği tarih itibarı ile hizmetli kadrosunda görev yaptığı, dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirtilen ortak nitelik şartının, 657 sayılı Kanun’un 36. maddesindeki din hizmetleri sınıfında yer almayan, yardımcı hizmetler sınıfındaki hizmetli kadrosunda bulunan davacı için aranmasının hukuka uygun olmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan bu işlem nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmininin, Anayasa’nın 125. maddesinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının, evli olmasına rağmen sosyal medya platformlarında tanıştığı kadınlarla cinsel içerikli mesajlaştığı, kadınlara çıplak fotoğraflarını gönderdiği, onlardan çıplak fotoğraf atmalarını istediği, eşinden boşandıktan sonra ise eski eşiyle barışmak isteyen bir kadınla, dini açıdan eşiyle yeniden evlenebilmesi için nikahlandığı, kadının eski eşine dönmek istemesine rağmen onu alıkoyduğu, bu kadınla aile hayatı yaşamaya çalıştığı, kadının kendisinden ayrılmaması için ikna etmeye çalıştığı, ardından da kadının eski eşiyle kavga ettiği, dolayısıyla imam-hatip olarak görev yapmakta iken gerçekleştirdiği anlaşılan üzerine atılı eylemleri nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosya incelendi ve tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda belirtilen gerekçeyle iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin …tarih ve E:…, K:… sayılı … İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY:

Niğde ili, Ulukışla ilçesi, … Mahalle Camiinde imam-hatip olarak görev yapmakta iken Adana ili, … İlçe Müftülüğüne hizmetli olarak atanan davacının, sosyal medya platformları üzerinden ulaştığı kadınlara çıplak fotoğraflarını attığı, kadınlardan da kendisine çıplak fotoğraflarını atmalarını istediği, eski eşiyle evlilik birliği içerisinde iken de bu eylemlerinin devam ettiği, kadınlarla müstehcen konuşmalarda bulunduğu; eşinden boşanan ancak eski eşiyle yeniden evlenmek isteyen … isimli kadına, bir başkasıyla dini nikah yapıp evlilik hayatı yaşamadan eski eşiyle yeniden dini nikah yapamayacağını söyleyerek ismi geçen kadını dini nikah yapmaya zorladığı, dini nikah yapıldıktan sonra …’yi Adana’da zorla alıkoyduğu, onu kendisiyle cinsel ilişkide bulunmaya ve birlikte yaşamaya zorladığı, …’nin davacının yanından kaçarak barışmak istediği eski eşinin yanına dönmesiyle de peşinden Kocaeli iline gidip Ş.E.’nin kocasıyla kavga ettiği iddialarıyla hakkında başlatılan soruşturma sonucunda, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesinde yer alan “atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin islam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi uyarınca görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlem tesis edilmiştir.
Davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu eylemlerinin sabit olduğu ve bu eylemleri gerçekleştirdiği tarihte imam-hatip olarak görev yaptığı gözetilmek suretiyle hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali ile parasal hakların idarece davacıya ödenmesi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.