Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/7584 E. , 2021/3180 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/7584
Karar No : 2021/3180
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 16.06.2012 tarihinde gerçekleştirilen Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (2012-LYS-1) kopya çektiği gerekçesiyle davacı …’ın sınavının geçersiz sayılmasına ve iki yıl süreyle davalı idarece yapılacak sınavlara aday olarak başvuramayacağına ilişkin tesis edilen işlemin Mahkeme kararıyla iptal edilmesi üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, davacı … bakımından 20.000,00-TL hayata geç atılma tazminatı ile 100.000,00-TL manevi tazminatın, davacı …’ın babası … bakımından ise 130.000,00-TL maddi tazminatın, zararın doğduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacılardan … tarafından, iptaline karar verilen işlem sebebiyle hayata geç atıldığı iddiasıyla talep edilen maddi tazminatın, yurt dışında da olsa eğitimine devam ettiği, çalışma hayatına henüz başlamadığı, iptal kararından sonra yurt içinde bir üniversiteyi tercih talebinde de bulunmadığı dikkate alındığında, hayata geç atıldığından bahisle muhtemel bir zararın tazmini talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı; … tarafından, …’ın iptal kararından sonra yurt içinde bir üniversiteyi tercih talebinde bulunmadığı da dikkate alındığında, yurdışında eğitim gördüğü sebebiyle oğlu için yapılan ve yapılacak olan muhtemel zararın tazmini talebinin hukuki dayanağının bulunmadığından maddi tazminat istemlerinin reddine, hukuka aykırılığı Danıştay kararlarıyla sabit olan, 16.06.2012 tarihinde gerçekleştirilen Lisans Yerleştirme Sınavında (2012-LYS-1) kopya çektiği gerekçesiyle …’ın sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin işlem ve iki yıl süreyle davalı idarece yapılacak sınavlara aday olarak başvuramayacağının bildirilmesine ilişkin işlem nedeniyle psikolojik olarak yıprandığı, elem ve üzüntü duyduğunun kabulü zorunlu bulunduğundan, takdiren 20.000 TL manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, müvekkilinin lise eğitimi boyunca sosyal hayatından fedakarlıkta bulunarak sınava hazırlandığı, ancak davalı idarenin Mahkeme kararıyla da ortaya konulduğu şekilde tamamen hukuka aykırı olarak sınavını iptal ettiği ve iki yıl boyunca sınava katılmasının yasaklandığı, hukuka aykırı bu işlem sebebiyle müvekkilinin eğitimine yurtdışında devam etmek zorunda kaldığı, haksız ve dayanaksız bir şekilde sınavı iptal edilmemiş olsaydı eğitimine Türkiye’de devam edeceği, bu sebeple yurtdışında ödemiş olduğu eğitim, konaklama, yol masrafları ile hayata geç atılma sebebiyle uğradığı zararının tazmin edilmesi gerektiği, ayrıca işlem sebebiyle uğranılan manevi zarar miktarının davalı idarenin olaydaki kusurunun niteliği ve ağır kusurunu ifade edecek ölçüde Mahkemece belirlenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
16.06.2012 tarihinde gerçekleştirilen Lisans Yerleştirme Sınavında (2012-LYS-1) kopya çektiği gerekçesiyle davacı …’ın sınavının geçersiz sayılmasına ve iki yıl süreyle davalı idarece yapılacak sınavlara aday olarak başvuramayacağının bildirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı işleminin iptali talebiyle … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasıyla açılan davanın reddine ilişkin … tarih ve K:… sayılı kararının, Dairemizin 25.03.2015 tarihli ve E:2014/7340, K:2015/2231 sayılı kararı ile kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, … için; yurt içinde davalı idarece yapılan sınav sonrası tercih yapamadığı ve iki yıl süresince davalı idarece yapılacak sınavlara aday olarak başvuramayacağı için yurt dışında bir üniversitede eğitime başlamak zorunda kaldığı, bu sebeple babası …’tan maddi ve manevi destek aldığı, sınavının geçersiz sayılmaması halinde İstanbul İlindeki Mühendislik fakültelerine kayıt için puanının yeterli olduğu belirtilerek, hayata geç atıldığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 20.000,00-TL maddi tazminat ile Danıştay kararı ile hukuka aykırı olduğu ortaya konulan idari işlem nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntü sebebiyle 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi, …’ın babası olan … için de …’ı 01.04.2010 tarihinden 06.04.2012 tarihine kadar üniversiteye hazırlık için dersaneye gönderdiği, dersane ücreti için 11.100,00-TL ödeme yaptığı, …ın 2 sene boyunca Türkiye’de sınava girmesi yasaklandığından mecburen yurtdışında bir üniversitede öğrenime başladığı, üniversite ve konaklama için bu güne kadar 281.433,70-TL ödeme yaptığı, davalı idarenin kusuru nedeniyle ödenen 281.433,70-TL ile muhtemelen ödenecek 95.269,17-TL olmak üzere toplam 376.207,87-TL maddi zararın bulunduğu, idari işlemin iptali dava masrafı olarak mahkeme kararı ile hükmedilmeyen 169,04-TL’nin de tazmini gerektiği, neticede, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 130.000,00-TL maddi tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi ile bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında; kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, 125. maddesinin ilk fıkrasında da “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmü yer almakta olup, aynı maddenin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun 12. maddesinde; ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a ve İdare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabileceği; bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurmak haklarının saklı olduğu kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının, eğitim masraflarından yurtdışı okul ücretinin tazmini istemi yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu olayda; davacı …’ın katılmış olduğu 2012-LYS-1 sınavının, kopya çektiği gerekçesiyle geçersiz sayılmasına ve 2 yıl boyunca davalı idarece düzenlenen sınavlara katılmasının yasaklanmasına karar verilmesi üzerine, Türkiye’de herhangi bir üniversiteye yerleşme imkanı bulunmadığından lisans eğitimini yurtdışında devam ettirmek zorunda kaldığı görülmektedir. Davacı eğitimine İngiltere’de bulunan … Mühendislik ve İşletme bölümünde başladığı ve sınavının iptaline yönelik işlemin Dairemiz kararıyla iptaline karar verildiği tarihte burada eğitiminin 3. yılında bulunduğu anlaşılmaktadır.
İdarenin, kamu hizmetlerini yürütürken mevzuata uygun kararlar alması hukuka bağlı olma zorunluluğunun bir gereğidir. İdarenin hukuka ve mer’i mevzuata aykırı bir karar alması esasen bir hizmet kusuru teşkil eder. Bu durumda genel olarak bir tasarrufun iptalini gerektirecek derecede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunması durumunda, bu tasarrufun uygulanmasından doğacak zararlardan dolayı hakları ihlal edilenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca işlemin iptali ile birlikte veya ayrı olarak hizmet kusuru esaslarına göre idare aleyhine tazminat davası açma hakkına sahip olurlar.
İdarenin tesis ettiği işlemlerinin, ilgili bireylerin üzerinde oluşturduğu zararın veya hak kaybının yine ilgili idarece tazmini hukuk devletinin bir gereğidir.
İptal davalarının geçmişe etkili olarak etki doğurduğu ve o işlem hiç tesis edilmemiş gibi hüküm ifade ettiği idare hukukunun temel ilkelerindendir. Dolayısıyla dava konusu tazminat istemine sebep teşkil eden işlem bu genel ilke çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacı …’ın girmiş olduğu (2012-LYS-1) sınavının kopya çektiği gerekçesiyle iptal edilmesi ve 2 yıl boyunca davalı idarece düzenlenecek sınavlara katılmasının yasaklanmasına ilişkin işlemin iptali için açılan davada, Dairemizin 25.03.2015 tarihli ve E:2014/7340, K:2015/2231 sayılı iptal kararının en temel ve en önemli sonucu; işlemin, hukuk alemindeki varlığını sonlandırması ve bütün etki ve sonuçlarını geçmişe etkili olarak silmesidir.
Bu kapsamda, Dairemizce verilen iptal kararı sonrası davalı idarece, davacının sınav kağıdı yeniden incelenmeye alınarak yerleştirme puanı hesaplanmış ve davacının tercih yapacağı puan türlerinden başarı sırasının 112.240 ile 116.551 arasında değiştiği görülmektedir. Başka bir ifadeyle davacının sınavı iptal edilmemiş olsaydı Türkiye’de 2012 yılı itibariyle bir üniversiteye yerleşebileceği görülmektedir.
Davacı her ne kadar tazminata sebep olan idari işlemin iptali üzerine sınav sonucunun hesaplanması sonrası, yurtdışındaki eğitimini bırakarak Türkiye’deki bir üniversiteye yerleşmek için tercihte bulunmamışsa da, hukuka aykırı işlem sebebiyle üniversite tercih hakkının ve lisans eğitiminin belli bir süre Türkiye’de almasının engellendiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının hukuka aykırı işlem sebebiyle Türkiye’de lisans eğitimi almasının engellendiği ve bu sebeple eğitimine yurtdışında devam etmek zorunda bırakıldığından, davacının okul ücreti ile sınırlı olmak üzere sınav sonucunun yayınlandığı tarihe kadar olan zararının, davalı idarece ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte taraftan, davacının eğitim masrafı olarak belirttiği konaklama ve uçak masraflarının da tazmini istenilmişse de, sınavı iptal edilmemesi durumunda Türkiye’de yerleştiği herhangi bir üniversitede de benzeri masrafları yapacağı göz önüne alındığında bu konudaki tazmin isteminin kabulüne imkan bulunmamaktadır.
Bu itibar ile; Bölge İdare Mahkemesince, davacı tarafından, yurtdışında eğitim gördüğü üniversiteye ödenen okul ücretinin araştırılarak ve davacının 27.10.2016 tarihli Mahkeme kayıtlarına giren ıslah dilekçesi de göz önüne alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca zararının, davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının yurtdışı okul ücretinin tazmini istemi dışında kalan zararlarının tazmini istemleri yönünden yapılan inceleme:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımları yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu olan yurtdışı okul ücretinin tazmininin reddine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA oyçokluğu ile diğer kısımları yönünden ONANMASINA oybirliği ile
3. Kesin olarak, 16/06/2021 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY :
X- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu kararın onanması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.