YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11757
KARAR NO : 2015/31780
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/292088
MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2012
NUMARASI : 2007/896 (E) ve 2012/217 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
I- Cumhuriyet savcısının ” nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “ nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle
tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.04.2005 tarihten, temyiz inceleme tarihinde kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Cumhuriyet savcısının “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a-01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5252 Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların somut olarak
karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ayrıntılı karşılaştırma yapılmaksızın 765 sayılı TCK’ nın 342/1 maddesindeki cezanın üst sınırı fazla olduğundan bahisle uygulanmak suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırı,
b- Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin 29/04/2005 tarihi yerine hatalı olarak 03/05/2006 tarihi olarak yazılması,
Kabule göre de;
c- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.