YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12255
KARAR NO : 2015/19928
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SARIGÖL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2014
NUMARASI : 2013/261-2014/358
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, davalı vekilinin, davacı vekiline, müvekkiline ait bir kısım kişisel eşyayı teslim ettiği, bir kısım eşyanın ise teslim edilmediğini belirterek, liste halinde dava dilekçesinde sayılan kişisel eşyaların aynen, mümkün olmaması halinde fazlası saklı tutulmak kaydıyla bedeli olan 4.700 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair 4787 sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.
Dava, kişisel eşyanın iadesine ilişkin olup, alacağın TMK 202. ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla Aile Hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacak, Aile Hukukundan doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekir.
Hal böyle olunca, davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, öncelikle ayrı Aile Mahkemesi varsa dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, yoksa davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.