Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/12510 E. 2015/11587 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12510
KARAR NO : 2015/11587
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2015
NUMARASI : 2015/29-2015/191

Davacı Y.. Ö.. vekili Avukat Sedat tarafından, davalılar E.. G.. ve diğeri aleyhine 02/06/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2- Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, hakkındaki yargı kararlarının davalılar tarafından uygulanmadığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davacının maddi tazminat istemi tümden, manevi tazminat istemi ise kısmen kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat istemini atanamadığı yardımcı doçentlik kadrosu nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakları oluşturmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu konuda hesaplama yapılırken davacının yardımcı doçentlik kadrosuna atanması halinde vereceği ek dersler de dikkate alınmıştır. Oysa ki; ek ders ücreti maaş farkı gibi doğrudan o kadroya atanmanın getirdiği bir hak olmayıp, verilecek ek ders karşılığında alınacak bir ücrettir. Mahkemece bu durum göz ardı edilerek ek ders ücretlerinin de hüküm altına alınması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava; idari yargı kararının uygulanmaması nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Olayın oluş biçimi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olup, mahkemece kararın bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, Dairemiz kararının (1) nolu bendine katılmıyorum. 15/10/2015