Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/11847 E. 2015/10053 K. 23.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11847
KARAR NO : 2015/10053
KARAR TARİHİ : 23.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında … Tüketici Mahkemesi ve … Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı murisinin davalı bankadan konut kredisi aldığını ve hayat sigortası yaptırdığını, davalı bankanın hayat sigortasını yenilemediğini, poliçeyi tek taraflı yenileme iptal etme yetkisinin bulunmadığını, murislerinin vefat ettiğini ve mirasçısı olarak bu kredi borcunun hayat sigortasından karşılanması gerekirken davalının kusuru sonucu kendisinin borçlu durumuna geldiğini bildirerek uğradığı zararının tahsiline, poliçenin haksız bir şekilde iptal edildiğinin tespitine, gayrimenkul üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Tüketici Mahkemesince, “Dava konusu ihtilaf sigorta hukukundan kaynaklandığı asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle” görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Asliye Ticaret Mahkemesi ise, “Uyuşmazlık konut finansmanı kredi sözleşmesi kapsamında yapılan hayat sigortası poliçesinin haksız olarak fesh edilip edilmediğine ilişkin bulunduğu, davacıların murisinin tüketici, işlemin ise tüketici işlemi olduğu” gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkıda Kanunun 2. maddesi uyarınca, bu Kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla “Mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemi” kanun kapsamındadır. Kanunun 23/1. maddesi uyarınca, bu kanun kapsamından doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
4077 sayılı Kanunun 3. maddesinde tüketici, bir mal veya hizmeti, “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla” edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi; tüketici işlemi ise, “Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlem” olarak tarif edilmiştir.
Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin “Ticari veya mesleki amaçla hareket eden” bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket “etmeyen” bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir.

Somut olayda davacıların murisi ile davalı banka arasında konut kredisi sözleşmesi ile buna bağlı olarak yapılan hayat sigortası sözleşmesi bulunmaktadır. İhtilaf, konut kredisinden kaynaklanmakta olup bu işlem, 4077 sayılı Kanuna uygun “tüketici işlemi” olduğu gibi, davacıların murisi de tüketici sıfatına haizdir. Bu nedenlerle, 4077 sayılı Kanun kapsamında olan uyuşmazlığın, aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinde incelenip sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.Başkan V.