YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9784
KARAR NO : 2015/42237
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ : Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/07/2007
NUMARASI : 2007/176 (E) ve 2007/534 (K)
SUÇ : Hırsızlığa kalkışma, işyeri dokunulmazlığını bozmak, silahla tehdit
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2009 ve 15/03/2013 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
II-Hükümlü M.. G.. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü M.. G.. hakkında kurulan Hatay 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2004 gün, 2003/313 Esas ve 2004/157 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan C.. H..’ya ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.11.2006 tarihli kararı ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’ya göre lehe yasanın yeniden saptanması zorunluluğundan bozulması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan M.. G..’ün tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; M.. G.. hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
II-Sanık C.. H.. hakkında hırsızlığa kalkışma ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık C.. H.. ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin ‘a,b,c,d,e’ bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık C.. H.. hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCY’nın 106/2-a, 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 23.01.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık C.. H.. ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.