Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/3809 E. 2015/10471 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3809
KARAR NO : 2015/10471
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2013
NUMARASI : 2013/259-2013/499

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu, 228 parsel sayılı taşınmazda fiili taksim nedeniyle kendisine özgülenen bölüme davalının sera yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın tespiti, yıkım ve taşınmazın payları oranında taksim edilmesi isteğinde
bulunmuştur.
Davalı, tüm paydaşlar arasında uzun süreden beri fiili kullanım şeklinin oluştuğunu, davacının payına elatmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairece “… çekişmeli 228 sayılı parselin, davanın tarafları ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, çekişmeli taşınmazda fiili kullanma biçiminin oluştuğu tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda yapılacak iş; taraflara özgülenen bölümlerin saptanması ve davacının kullanımına bırakılan yere davalının bir müdahalesinin olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasından ibarettir. Ne var ki; mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.09.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı A.. A.. vekili Avukat Y.. K.. ile diğer temyiz eden davacı O.. K.. vekili Avukat Y.. M.. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı yargılama sırasında ıslah ile yıkım masraflarının da davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
./..
Kural olarak yıkım masraflarının infaz aşamasında belirlenebileceği ve davalıdan bu aşamada tahsil edilebileceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de, davacı yargılama sırasında ıslah ile bu masrafların tahsili isteğinde bulunduğu halde mahkemece, bu yönde olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış, hüküm, taraflarca temyiz edilmiş, davacı, katılma yoluyla temyizinde hükmün sadece yıkım masraflarının davalıdan tahsili yönünde düzeltilerek onanmasını istemiştir.
Bu durumda, mahkemece yıkım masrafının hüküm altına alınması gerekirken bu yönde olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması isbetsiz ise de davacının hükmün sadece düzeltilerek onanmasını talep ettiği nazara alınarak bu husus bozma sebebi
yapılmamıştır.
Öte yandan; dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delilerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; taraflarının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün
ONANMASINA, 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflar vekilleri için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine ve aşağıda yazılı 2.50.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 1.255.15.-TL bakiye onama harcının da diğer temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.