YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18660
KARAR NO : 2015/42299
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ : Niğde Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2009
NUMARASI : 2008/16 (E) ve 2009/315 (K)
SUÇ : Yağma
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Red-Onama-Bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Mağdur G.. B.. vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde:
Mağdurun kayden 1992 yılı doğumlu olup, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan şikayet hakkını kullanma ehliyetinin olduğu 05.03.2008 tarihli oturumda, sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ederek katılma talebinde bulunmadığının ve mağdura mahkemenin talebi üzerine atanan müdafiininde aynı celsede mağdurun beyanlarına katıldığını ifade edip karşı duruş sergilemediğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre, usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanarak temyiz yetkisini elde etmemiş olan mağdur G.. B.. vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE;
B- Sanıklar K.. K.. ve Y.. K.. hakkında yakınan G.. B..’e yönelik yağma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanık K.. K.. hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 168/3.maddesinin 31/3.maddesinden önce uygulanması, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; sanıklar K.. K.. ve Y.. K.. savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA;
C- Sanıklar F.. K.. ve C.. K.. hakkında yağma suçundan kurulan beraat kararları yönünden yapılan incelemede:
Sanıklar savunmanının temyiz dilekçesiyle, beraat kararlarının gerekçesine ilişkin olmayıp, vekalet ücreti hakkındaki istemine dair sınırlı yapılan temyiz davasına yönelik incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar F.. K.. ve C.. K.. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. madde ve fıkrası uyarınca 1.250,00-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklar F.. K.. ve C.. K..’a verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
D- Sanıklar K.. K.. ve Y.. K.. hakkında yakınan U.. D..’na yönelik yağma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-) Sanıklar Kemal ve Y… E…’nin 10.01.2008 tarihli ilk ifadeleri ile yine aynı tarihli 10:25 ve 10:50 saatli kolluk tutanaklarının içeriklerine göre, mağdur U.. D..’ndan yağmaladıkları cep telefonunu sattıkları “Denge Bilgisayar” isimli işyerinin yerini gösterip, polisçe bulunarak muhafaza altına alınmasını sağladıkları, suça konu telefonu sanıklardan satın alan S.. A..’nun 05.03.2008 günlü oturumda zararının giderilmediğini belirttiği ve aynı oturumda dinlenen yakınan U.. D…’nun “sanıklardan Y… E…’nin babasının duruşmadan yaklaşık 1 hafta önce gelip, yeni bir telefon getirdiğini, zararının bulunmadığını” ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; tutanaklar ve beyanlar arasında oluşan aykırılıklar giderilip zararın giderilip giderilmediği, bir giderim var ise, tam olarak hangi aşamada ve ne şekilde giderildiği gereğinde sanık Sinan ve yakınan Ufuk tekrar dinlenerek saptandıktan sonra, sonuca göre 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Sanık K.. K.. hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 168/3. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar K.. K.. ve Y.. K.. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.